Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- telesekreterisimTelefon cihazının içinde yer alan, arayanların mesajlarını kaydeden araç.
- teleradarisimTelevizyon aracılığıyla radar görüntüsü alma işi
- teleme peyniriisimTuzsuz ve yumuşak bir peynir türü; teleme
- teleksçilikisimTeleksçinin işi veya mesleği
- telekonferansisimTelefon ile uzak merkezlerden konuşmacıları kenferans yerine bağlayarak gerçekleştirilen konferans
- telekızisimTelefon ile iletişim kurarak fuhuş yapan kadın.
- telekeisimKanat teleklerinin uzun ve serti
- telekartisimTelefon etmek için kullanılan kart
- telefotografiisimFotoğraf, resim, yazı gibi durağan görüntülerin elektrik akımıyla uzaklara iletilmesi yolu
- telefonometreisimTelefon konuşmalarının süresini ve sayısını gösteren sayaç
- telefonlaşmakfiil(birbiriyle) telefonda konuşmak
- telefonlaşmaisimTelefonlaşmak işi
- telefonculukisimtelefon kuruculuğu veya onarıcılığı
- telefoncuisimTelefon düzeni kuran veya telefon onaran kimse.
- telefon santraliisimaynı merkeze bağlı ve iletişim akışı için giriş ve çıkışın otomatik olarak yapılmasını sağlayan sistem.
- telefon rehberiisimBelirli il, ilçe veya kurumdaki telefon numaralarının sahiplerini alfabetik sıraya göre gösteren kitap.
- telefon kulübesiisimTelefon edilmek üzere şehir veya mahallelerin belli yerlerine konulan kulübe; telefon kabini
- telefon kartıisimTelefon edebilmek için kullanılan, manyetik gücü ile telefon makinesini çalıştıran kart.
- telefon hattıisimTelefon tesisini ve iletişimini sağlayan tel örgü ağı
- telefon etmekifadebirini telefonla aramak ve bir şey söylemek.
- telefon direğiisimtelefon tellerinin aktarımı için dikilen ağaç veya metal direk
- teleferikisimbirbirinden uzak iki yüksek yer arasında, havada gerilmiş bir veya birkaç kablo üzerinde kayarak hareket eden asılı taşıt
- telcikisimKüçük tel
- telâşlanmakfiilHerhangi bir sebeple acelecilik göstermek
- telaşe müdürüisimÇok telâşlı veya çevresini telâşa veren kimseler için kullanılır
- telaşa vermekfiilDavranış ve hareketleriyle çevresindekileri heyecana, aceleye, sıkıntıya sokmak
- telaşa gelmekfiil(bir iş) telâş sırasında yapılmak
- telaşa düşürmekfiilTelâşlandırmak
- telaşa düşmekfiilTelâşlanmak
- telaş almakfiilHerhangi bir sebeple heyecanlanmak, endişelenmek, acele etmek