Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- eskiye itibar olsaydı bitpazarına nur yağardıatasözüHerkes yeni şeyleri sever. Eski şeylerden kimse hoşlanmaz.
- et tavuğuisimEti için beslenen tavuk
- etek kiriisimYolsuz ilişki
- eski eserlerisimEski toplulukların bilim, edebiyat, din ve güzel sanatına ilişkin her türlü ürünü veya kalıntısı.
- et şeftalisiisimEti çekirdeğinden ayrılmayan bir şeftali türü (Prunus persica duracina)
- et toprakisimYumuşak, kırmızı ve özlü toprak
- ülkülemisimdüşünbilimsel, toplumsal ya da yönetkisel bir öğreti oluşturan, ülkü olarak da benimsenebilen, kişi ve kurumların davranışlarına yön veren düşünceler bütünü.
- uzayzamanisimuzay ile zamanı uzay-zaman sürekliliği olarak isimlendirilen yapıda birleştiren matematiksel model, mekân-zaman
- etek silkmekfiilEl etek çekmek
- bahisisimüzerinde konuşulan şey, konu
- etçiisimkasap
- ev eşyasıisimevde kullanılan değişik nitelikli eşyaların bütünü
- ev faresiisimkemiriciler (Rodentia) takımının, sıçangiller (Muridae) familyasından, 8-12 cm kadar uzunlukta, 8.5-11 cm kadar kuyruğu olan, 30 gr kadar ağırlıkta, dişleri çok keskin, koku alma organları çok iyi gelişmiş, 2-3 ayda eşeysel olgunluğa erişen, 6-13 yavru doğuran, kül kahverenkli olup kuyruğu pullu çemberler taşıyan, dünyanın her tarafına yayılmış bir tür
- ev işletmekfiilGenel ev sahibi olmak
- evlerden ırakifadeÖlüm ya da kötü bir durumdan söz edilirken dinleyenlerin aynı durumla karşılaşmamalarını dilemek için söylenir.
- evdeki hesap çarşıya uymazatasözü"önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz" anlamında kullanılan bir söz.
- evleviyetlezarfÖncelikle, haydi haydi
- etek öpmekfiilYaltaklanmak, dalkavukluk etmek
- et tutmakfiilŞişmanlamak
- et unuisimKarada yaşayan memeli hayvanların deri, tırnak, boynuz ve kemikleri ile mide, bağırsak muhteviyatı ayrıldıktan sonra geriye kalan et ve diğer yumuşak dokularının veya kansız ve kemiksiz mezbaha artıklarının usulüne göre pişirilip pres edilerek yağları alı
- etkinlik eğrisiisimbir radyoaktif kaynağın zamana bağlı olarak etkinliğini belirleyen eğri, aktiflik eğrisi
- etle deri, yemekle diriatasözüİnsanın temel yapısı eti, kemiği ile derisidir. Ama gereken besin alınmadıkça bunlarla ayakta durulamaz.
- ev kiraz kuşuisimKiraz kuşugiller familyasından bir ötücü kuş türü
- ev kırlangıcıisimKırlangıçgiller familyasından bir göçmen kırlangıç türü
- etekleri çalpara çalmakifadeÇok sevinmek.
- etelemek betelemekfiilKötü davranmak
- eteğe varmakfiilYardım istemeye gitmek.
- etçil bitkiisimbesinlerinin (ancak enerjilerini değil) bir kısmını veya çoğunu hayvanları ve protozoaları, genellikle böcekleri ve diğer eklem bacaklıları, yakalayıp yiyerek elde eden bitkiler, etobur bitki
- etken eylemisimöznesi belli olan eylem, etken fiil, etken
- Türk kahvesiisimCezve ile kısık ateşte, şekerli orta veya sade olarak pişirilen kahve