Hikâye
Çift Jandarma Geliyor'un öyküsü
Anonim
Artvin dolaylarında kızlı erkekli oyunlar oynanır. Çok çalışkan olan Artvin insanı yorgunluklarını, bıkkınlıklarını gidermek için yaylaya çıkarlar. Yaylanın küçük düzlük yerlerinde günlerce halay çekip, bar tutup horon teperek doyasıya eğlenirler. Bu eğlencelerde yaşlı, genç, kadın, erkek, oğlan, kız hep bir arada olurlar. Hep birlikte bar tutarlar. Bu tür eğlenceler insanların birbirlerini tanımalarına, daha iyi dostluklar kurmalarına vesile olur. Hatta bu eğlenceler gençlerin birbirlerini tanıyıp sevdalanmalarına da zemin hazırlar... İşte böyle bir şenlikte tanışan iki genç birbirlerini tanıyıp sevdalanırlar. Hele kız, oğlana vurulur. Bu iki genç birbirlerini çok severler ama yaşları küçüktür. Bu sebepten dolayı kızın ailesi evlenmelerine müsaade etmez. Bu arada kızla oğlan yine buluşup konuşurlar. Düğün dernekle sevdiği oğlana kolay kolay kavuşamayacağını anlayan
kız, bir gün bohçasını toplar ve kendiliğinden oğlanın evine çıkar gelir. Durumu kimselere sezdirmeyen oğlan da kızı aldığı gibi yaylaya kaçırır. Kızlarının kaçtığını farkeden kız
tarafı, hemen karakola haber verir. Biraz aramadan sonra kızla oğlan yayladaki bir bağ evinde bulunur. Jandarmaların kendilerini yakalamaya geldiklerini gören iki sevdalı da "Kaymakam konağının jandarmaları geliyor. Fiske vursan kan damlayacak yanağın" diye hırslarını, kızgınlıklarını, niye kendilerine rahat vermediklerini bu sözlerle anlatmaya çalışmışlar. Bu yaşları küçük âşıklar, jandarmalar tarafından alıp götürülür. Olay tüm Artvin civarında duyulur. Bu olay yöre insanlarını öyle etkiler ki, küçük yaşta sevda çekmenin ne demek olduğunu anlatmak için sevdalılar üzerine işte bu türküyü yakarlar.
Metindeki kelimelerin anlamları
- kaymakam
- bir ilçede devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi; ilçebay âyan
- müsaade
- icazet, izin, ruhsat
- zemin
- Taban, döşeme, yer
- bar
- Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu
- hep
- hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
- doyasıya
- Doyuncaya kadar yiyerek
- gidermek
- Ortadan kaldırmak.
- tarafından
- -ınca, -ince, -unca, -ünce
- birlikte
- bir arada, beraberce, hep beraber
- günlerce
- Birçok gün sürerek
- üzerine
- üstüne
- anlatmak
- Bilgi vermek.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)