Hikâye
Çuhadaroğlu Mehmet Bey Ağıdı'nın öyküsü
Anonim
Rivayetlere göre, eski zamanda şimdiki Maraş vilayetinde “Çuhadaroğlu Mehmet Bey” adında bir paşa varmış. Mehmet Bey, doğruluğu, becerikliliği ve zenginliğiyle o havalide tanınmış ve sevilmiş. Bilhassa halkı iyi idare etmesi bakımından herkesin takdirini celbetmiş. Halk, paşalarını canları gibi severmiş. Mehmet Bey’in beş oğlu, güzel ve genç bir karısı ve canı gibi sevdiği bir de atı varmış. Dünyada en çok bunları severmiş.
Bu sırada Kayseri civarında bulunan bir eşkıya çetesi Mehmet Bey’in peşine düşer. Derhal faaliyete geçerek bir gece gizlice Mehmet Bey'in evini kuşatırlar. Sabaha karşı ev halkı derin uykuda olduğu için olaylardan habersizdir. Eşkıyalar, Mehmet Bey'in yükte hafif, pahada ağır ne kadar malı varsa toplarlar. Bilahare Mehmet Bey’e de binbir türlü işkence yaptıktan sonra karısıyla beraber öldürüyorlar ve şehrin meydanlığında bulunan büyük bir zeytin ağacına kalın bir halatla boğazlarından bağlıyorlar.
Ertesi gün Maraşlılar paşalarının bu şekilde ölümü karşısında neye uğradıklarını bilemiyorlar. Feci bir şekilde ölen o âdil paşalarının arkasından beraberce ağlıyorlar. Bilhassa paşanın geride kalan beş oğlunun babalarının arkasından ağlaya ağlaya gözleri kör oluyor.
Metindeki kelimelerin anlamları
- bilhassa
- özellikle
- halk
- Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu; cumhur, folk.
- işkence
- Bir kimseye fiziksel veya manevi olarak yapılan aşırı eziyet.
- bakımından
- bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından
- sabaha
- Yarın sabah saatlerinde.
- beraberce
- birlikte, beraber olarak
- derhal
- birden
- eşkıya
- Dağda, kırda yol kesen hırsızlar, haydutlar, kır uğruları
- gizlice
- Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak; el altından, uğrun, zuladan.
- bilahare
- sonra
- dünyada
- hiçbir zaman, hiçbir biçimde
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)