İçeriğe geç
2Wsözlük

Hikâye

Fırat Kenarında Yüzen Kayıklar'ın öyküsü

Anonim

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Kuzeyden doğru kıvrıla kıvrıla Güneye, Doğu ve Güney ovaları topraklarına hayat ve bereket veren, boz bulanık akan Fırat Nehri ile kaderlerini birleştiren Anadolu insanının öyküsüdür. Öykü şöyle başlar: Fırat Nehri Elazığ ve Malatya illerini birbirinden ayıran tabii bir sınırdır. Elazığ ve Malatya ovalarında kıvrıla kıvrıla akarken insanların kaderini de etkiler. Çünkü bu nehrin kıyısında küçük köyler ve yerleşim yerleri vardır. Fırat, bu insanların kaderidir, suyudur, ekmeğidir, kısacası hayatıdır. Bahçeler onunla sulanır. Aşlar onun suyuyla pişer. Esvaplar onunla yunulur... Hayat, güneşin doğuşuyla başlar ve yine batışıyla Fırat da uykuya dalar. Fırat bu ovalardan geçerken kıyısında küçük çapta ağaçlar, çiçekler ve yaban gülleri açar. Tek yapraklı, sarı, beyaz, pembe güller... Bu çalı gülleri, çevreye güzel kokular ve görünümüyle de renk verir. Fırat nehri bu güzelliğe boz bulanık suyuyla hayat vererek akar gider... İnsanlar, küçük kayıklarla Fırat’ın bir kıyısını öbür yakasına bağlarken, bu kayıklarla yük taşır, hayvan taşır, gülen ve ağlayan, kaderine boyun eğmiş insanlar taşır. “Fırat Kenarında Yüzer Kayıklar” türküsünün öyküsü de bu çevrede başlar. Küçük şirin köylerin birinde bir ailenin yüksek tahsil yapan oğlu vardır. Oğlanın ailesi köyün en güzel kızını, örf ve anane gereği oğullarına ister ve gençten habersiz nişan takılır. Genç, köye döndüğünde nişanlısını görür, fakat küçük yerlerin dedikodusu da başlamıştır. (Güya oğlan kızı görmüş ve sevmemiş diye). Genç delikanlı, güzel kızı beğenmez ve sevmediğini söyler. Bu yeni dedikodular da kızın kulağına gider. Artık dedikodulara dayanamayan kız kendini Fırat nehrine atarak intihar eder. İntihar haberi duyulunca tüm köylü, yaşlısı genci, çocuğu kızın cesedini aramaya başlar. Bu aramalar günlerce sürer. Fakat Fırat kurbanını tekrar vermemede kararlıdır. Tüm aramalar rağmen genç kızın cesedi bulunamaz. Pişmanlık içinde olan genç ve yöre halkı, bu olayı ölümsüzleştirmek için bu türküyü yakar.

Metindeki kelimelerin anlamları

güya
sözde, sanki
örf
anane, gelenek
anane
gelenek
tekrar
Aynı olayın, işin, hareketin yeniden ortaya çıkışı, tekrarlanması
renk
cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum
yük
araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
çünkü
şu sebeple, şundan dolayı, zira
fakat
ama, ancak, lâkin
tahsil
parayı alma, toplama
günlerce
Birçok gün sürerek
intihar
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi, özkıyım
kısacası
Kısa söylemek gerekirse, sözün kısası.
pişmanlık
bir insanın geçmişteki davranışlarından hoşnut olmama duygusudur, pişman olma durumu, nedamet, ildimlik, yeringenlik.
rağmen
karşın
ölümsüzleştirmek
ölümsüz duruma getirmek, ölmezleştirmek, ebedîleştirmek
delikanlı
Çocukluk çağından çıkmış genç erkek.
yerleşim
yerleşme, iskân

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)