Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kalıplaşmış söz öbekleri: kafa dağıtmak, göz atmak, el vermek…
189 madde · “B” harfi
- bayrak açmakifadeGönüllü asker toplamaya girişmek.
- bayrak sallamakifadeBir fikrin ya da ideolojinin taraftarı olmak, savunuculuğunu yapmak
- bağladığı yerde otlamakifadeBkz bıraktığım (bıraktığı) bağladığım (bağladığı) yerde (çayırda) otluyorsun (otluyor)
- bağrı pişmekifadeIstırap çekmek, içi yanmak.
- bağrına basmakifadekucaklamak
- bağrına taş basmakifadesesini çıkarmaksızın her türlü acıya katlanmak.
- baş başa vermekifadeİki veya daha çok kimse bir kenara çekilip konuşmak
- baş başa vermeyince taş yerinden kalkmazatasözüBir insanın gücü sınırlıdır, tek başına her işi yapamaz. Kimi zor işleri yapması için de başka insanların gücüne, işbirliğine ihtiyaç duyar. Güçler birleştirilince zor işlerin yapılması da kolaylaşır. Çünkü birlikten kuvvet doğar.
- baş etmekifadeKişinin, başka birini idare edebilmesi, onunla geçinebilmesi
- baş koymakifadebir işin yapılması anlamında tüm tehlikeleri göze almak.
- baş vermekifadeortaya çıkmak, meydana gelmek, yüz vermek, belirmek.
- başı bağlı olmakifadeNişanlı ya da evli olmak.
- başı bozulmakifadeBoşanmak, dul kalmak.
- başı daralmakifadePara yönünden sıkıntıya, darlığa düşmek
- başı darda olmakifadeSıkıntılı bir durumda olmak.
- başı dönmekifadeİnsana eşyanın dönmesi, ayağının altından yerin çekilmesi vb. bir duygu gelmesi.
- başı kazan gibi olmakifadeGürültü yapılmasından başında uğultulu bir sersemlik bulunan kişi.
- başı yukarıda olmakifadeKendini beğenmiş olmak
- başı çatlamakifadeBaşı çatlayacak kadar çok ağrımak.
- başıboş kalmakifadebaskı altında bulunmamak, karışanı, görüşeni olmamak.
- başına feleğin tokmağı inmekifadeBir felakete uğramak
- başına kakmakifadeYaptığı iyiliği yüzüne defalarca vurarak üzmek, buna pişman ettirmek.
- başına vur elinden ekmeğini alifadeSessiz, uysal, zayıf kimse.
- başına çıkmakfiilBirinden yüz bulup ona karşıpek şımarıkça davranmak
- başından aşağı kaynar sular dökülmekifadeüzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak.
- başından aşağı kaynar sular inmekifadeüzüntülü veya kötü bir olay karşısında birdenbire büyük bir sıkıntı duymak.
- başından aşkın olmakifadeİşi pek çok olmak
- başından büyük işlere girişmekifadeGücünün üstünde olan işlere kalkışmak.
- başını istemekifadeÖldürülmesini istemek
- başını kaşıyacak vakti olmamakifadeİşi başından aşkın olmak.