Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kalıplaşmış söz öbekleri: kafa dağıtmak, göz atmak, el vermek…
222 madde · “D” harfi
- Dillerde dolaşmakifadeHer yerde sözü edilmek
- Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmakifadeDaha iyisini elde edeyim derken elindekini de kaybetmek.
- Dostlar alışverişte görsünifadeBir işi sadece gösteriş için yapmak.
- Döner taşım yok öter kuşum yokifade"Hiçbir şeye sahip olmamak" anlamında kullanılan bir söz.
- Dünya durdukça durasınifadeDünya var olduğu sürece var olasın, uzun ömürlerin olsun anlamında bir alkış
- daha iyisi can sağlığıifade"Bu, olabileceklerin en iyisi oldu!" anlamında kullanılır.
- dakikası dakikasına uymamakifadeher an başka bir ruh durumu göstermek.
- dal budak salmakifadekarmaşık bir biçimde yayılıp genişlemek
- dal gibi kalmakfiil(vücudu) çok zayıflamak
- dal kol atmakifadeÇeşitli yerlerde teşkilatlanmak, teşkilatça yaygınlaşmak.
- dal vermekifadedayanmak, yaslanmak.
- dala çıkaifadeBüyük güçlüklerle.
- dalavere çevirmekifadeYalan dolanla gizlice kötü iş görmek.
- dalga boyu aynı olmakifadeKişilerin duygu, düşünce ya da değer yargıları bakımından tam uymak, örtüşmek.
- dalgaya düşmekifadeYanılmak, dalgınlıkla unutmak.
- dalgayı başa almakifadeGemi ya da sandalın başını dalgaların geldiği yöne çevirmek.
- dalgınlığına gelmekifadebirinin dalgınlığından yararlanıp kendi isteğini gerçekleştirmek.
- dalgınlığına getirmekfiilBirinin dalgınlığından yararlanıp kendi isteğini gerçekleştirmek
- dalları basmakifadeAğaçta dalları eğecek kadar çok meyve olmak
- dalına basmakifadehoşlanmadığı şeyleri yaparak birini kızdırmak.
- dalına binmekifadebir kimseye bir iş yaptırmak için asılmak, musallat olmak, sıkıştırmak.
- dalıp gitmekfiilBir düşünce veya hayal ile bulunduğu ortamdan uzaklaşmak
- dalıp çıkmakfiil(deniz, göl gibi yerlerde) suyun içinde kaybolup yeniden görünmek
- dama taşı gibi oynatmakifadeSık sık bir yerden bir yere göndermek ya da atamak.
- damak çatlatanifadeÇok lezzetli yiyecek ve içecekleri betimlemek için kullanılan bir söz.
- damarına çekmekfiilSoyunun özelliklerini taşımak
- damdan düşer gibiifadebirdenbire ve yersiz olarak
- damga vurmakfiilDamgalamak
- damgasını basmakifadeBiri için kötü bir yargıya varmak.
- damgasını vurmakifadeBirini kötü bir adla/ünle çağırmak, damgalamak.