Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kalıplaşmış söz öbekleri: kafa dağıtmak, göz atmak, el vermek…
130 madde · “P” harfi
- para getirmekifadekazanç sağlamak: 'Hiç ömrümde bir saatimin bu kadar para getirdiğini bilmiyordum.' -M. Ş. Esendal.
- para kırmakifadeÇok kazanmak.
- para yemekifadeHesapsızca çok para harcamak.
- parasını sokağa atmakifadeParasını kazanç getirmeyecek bir işe yatırmak.
- paraya kıymakifadePara harcamak.
- paraya para dememekifadeKazancı bol olmak
- parayı denize atmakifadeBoşu boşuna para harcamak, israf etmek.
- parlak çekmekifade(Adana ağzı) Dişi güvercini elde uçar gibi tutarak uçan güvercini yere indirmeye çalışmak.
- parlare chiaroifadeaçık konuşmak, anlaşılır konuşmak
- parmak atmakifade"Bir konuya müdahale etmek" anlamında kullanılan bir söz.
- parmak basmakifadeimza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.
- parmak bozmakifade"Çocuklar arasında küsmek, arkadaşlığı sona erdirmek" anlamında kullanılan bir söz.
- parmak kadarifadeÇok küçük.
- parmak yalamakifade"Kendine, hakkın olmaksızın bir menfaat sağlamak" anlamında kullanılan bir söz.
- parmak ısırmakifade"Büyük şaşkınlık duymak, şaşırmak" veya "gıpta etmek" anlamında kullanılan bir söz
- parmak ısırtmakifade"Herhangi bir davranışıyla hayret uyandırmak" anlamında kullanılan bir söz.
- parmakla gösterilmekifadeSeçkin ve ünlü biri olarak sayılmak.
- parmaklarını yemekifadeYenilen şeyin çok güzel ve lezzetli olması.
- parmağı ağzında kalmakifadehayret etmek, şaşırmak, şaşakalmak, şaşmak
- parmağı olmakifadeKötü bir işte gizli ilgisi olmak.
- parmağı varifade"Bir kimsenin, bir işle ilgisi olması" anlamında kullanılan bir söz.
- parmağına dolamakifade"Bir konuyu, bir kimseyi ele alıp sürekli uğraşmak, diline dolamak" anlamında kullanılan bir söz.
- parmağını bile kıpırdatmamakifadeBir iş için hiçbir davranışta bulunmamak.
- pasaportunu vermekifadekovmak.
- pastırmasını çıkarmakifadeİyice dövmek.
- patentasının altına almakifadeEgemenliği altına almak
- pay edene pay kalmamakifadeBir şeyi bölüştürüp dağıtan kişiye en son kendisine pay keseceği için geriye bir şey kalmamak. Sona kalan dona kalır.
- paydos borusunu çalmakifadeİş bırakma zamanının gelmesi.
- paça olmakifade(Özellikle cinsel anlamda) aşırı zevk duyarak kendinden geçmek.
- paçaları sıvamakifadeBir işe ciddiyetle girişmek için hazırlanmak,işe girişmek.