Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Farsça Kökenli
Türkçeye Farsçadan girmiş kelimeler.
745 madde
- pazarisimalım satım, alışveriş, muamele
- pazıisimIspanakgillerden yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki, yaban pancarı, yabani ıspanak (Beta vulgaris varcicla)
- paçaisimPantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm.
- paçarızsıfatçaparız
- pederisimbaba
- pederşahisıfatataerkil
- pehlivanisimgüreşçi.
- pehpehünlembeğenme, şaşma anlatan söz
- pejmürdesıfatEski püskü, yırtık.
- pelesenkisimpelesenk ağacı.
- pembeisimKırmızı ve beyazın karışımından ortaya çıkan renk
- pencereisimYapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.
- pençeisimyırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları
- perakendesıfatmalların teker teker veya birkaç parça durumunda azar azar satılmasına dayanan (satış biçimi), toptan karşıtı.
- perdahisimsakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılan ikinci tıraş
- perdeisimgörüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü
- perdedarisimPerdeci.
- perhizkârsıfatsürekli olarak perhiz yapan kişi
- perişansıfatDağınık, düzensiz, karmakarışık olan.
- pervazisimkapı ve pencerelerin kenarlarına geçirilen ensiz parça
- pervinisimÜlker yıldızı
- perşembeisimhaftanın çarşambadan sonra ve cumadan [[önce}} gelen dördüncü günü, cuma akşamı
- pessıfathafif, yavaş sesle söylenen, pest, ince karşıtı, kalın
- peyapeyzarfarka arkaya.
- peykisimOsmanlı İmparatorluğu'nda, padişahın emirlerini yerine ulaştırmakla görevli yaya posta sınıfı
- peykeisimGenellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir.
- peykerisimyüz, çehre, surat
- peynirisimMaya ile katılaştırılarak sütten yapılan ve birçok türü olan besin.
- peşisimarka, art
- peşenkisimKafile ve kervanın önünde giden.