Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Farsça Kökenli
Türkçeye Farsçadan girmiş kelimeler.
745 madde
- zindanisimTutuklu veya hükümlülerin içine konulduğu kapalı yer.
- zindesıfatdinç, canlı, diri, sağlam
- zinharzarfAsla.
- zirabağlaççünkü
- ziyanisimzarar
- zorisimsıkıntı, güçlük, rahatsızlık
- zorakizarfistemeye istemeye, istemeyerek, zorla
- zurnaisimAğaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı.
- zurnazenisimzurnacı
- zımbaisimiki veya daha fazla kağıdı birbirine tutturmak için kullanılan metal alet
- zımparaisimÇok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya.
- zırhisimSavaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi; cebe.
- zıvanaisimİki ucu açık küçük boru.
- âbileisimsuçiçeği
- ânisimGüzellik, alım, câzibe.
- âramisimdurma, dinlenme
- âzmûdesıfattecrübe görmüş
- âzmûnisimtecrübe
- çabukzarfalışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı
- çadırisimKeçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak; çerge, oba, otağ
- çaksıfatyırtık, yarık
- çakalisimEtoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus).
- çalakzarfeline ayağına çabuk, atik, çevik bir biçimde, çalâk
- çamaşırisimİç giysisi.
- çantaisimkösele meşin, kumaş gibi hafif gereçlerden yapılan kapamaçlı kap
- çapulcusıfatDüzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan, plaçkacı.
- çardakisimTarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık.
- çareisimbir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
- çarmıhisimSuçlunun öldürülmek amacıyla çivilendiği haç biçimindeki darağacı.
- çarşafisimyatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan boa örtü