Mecazlar
Gerçek anlamının dışında, benzetme yoluyla kazandığı mecaz anlamlarla kullanılan kelimeler.
1.479 madde
- cilaisimBir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik.
- cinisimİslam inancında ve antik birçok din ve inanışta bulunan bir tür ruhani mitolojik yaratık.
- cinayetisimAdam öldürme.
- civcivlisıfatCivcivi olan.
- cücesıfatboyu, normalden çok daha kısa olan (kimse)
- cümudisimdonukluk, buz soğukluğu
- cıbılsıfatçıplak
- cıvıksıfatfazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış, cılk
- cıvıtmakfiilCıvık duruma getirmek.
- dadaşisimerkek kardeş
- daireisimKonut olarak kullanılan bir yapının bölümlerinden her biri.
- dalgaisimDeniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket.
- dallamakfiilBudamak.
- dallanmakfiilDal vermek.
- dama taşıisimdama oynanan taş
- damgaisimBir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç.
- damga vurmakfiilDamgalamak
- damgalısıfatDamgası olan, damgalanmış olan
- dandini bebekisimYaşına yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse.
- dantelisimHer türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene
- danışıklı dövüşisim(mecaz) başkalarını aldatmak veya atlatmak için önceden yapılmış gizli anlaşmaya dayanan davranış, şike
- darsıfatiçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan.
- dar kafalısıfat(mecaz) kavrayışı az, anlayışı kıt, yenilikleri benimseyecek yetenekten yoksun (kimse)
- dar zamanisimÇok kısa bir süre; dar vakit
- daralmakfiilDar duruma gelmek; darlaşmak.
- davar gütmekifadesürüyü otlatmak, korumak ve gerektiğinde süt sağmak
- davet etmekfiilçağırmak
- dayamakfiilyaslamak
- dayanakisimDayanılacak şey; dayanç, istinatgâh, mesnet
- dayanak noktasıisimYapılarda bir bölümün ağırlığını taşımaya yarayan öge.