Mecazlar
Gerçek anlamının dışında, benzetme yoluyla kazandığı mecaz anlamlarla kullanılan kelimeler.
1.479 madde
- dayanmakfiilbir yere yaslanmak, kendini dayamak
- dayanıklısıfatDayanabilen; pek canlı, metîn, mukavemetli, mukavim, stabil.
- dayıisimannenin erkek kardeşi.
- dağ adamıisim(mecaz) kaba saba, görgüsüz kişi, dağdan inme
- dağ ayısıisimdağlarda yaşayan yabani ve tehlikeli ayı cinsi, korkunç ayı, gri ayı (Ursus arctos horribilis)
- dağ taşisim(mecaz) her yer, her taraf
- dağbaşıisim(mecaz) yasaların veya toplum kurallarının uygulanamadığı yer
- dağılmakfiiltoplu durum dayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak
- dağınıksıfatGeniş bir alana yayılmış olan.
- dekorisimTiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü.
- delaletisimkılavuzluk
- deli doluzarfilerisini gerisini düşünmeden, rastgele, patavatsız biçimde
- deli çıkmakifadeÇıldırmak
- delinmekfiilDelme işi yapılmak.
- delmekfiildelik açmak, delik duruma getirmek
- demirisimdemirden yapılmış bir parça
- demir almakifadeGeminin yola çıkması için çapasını denizden çekmesi, gitmeye hazırlanması.
- demir leblebiisimBaşa çıkılması güç kimse.
- dengelisıfatdengesi olan, muvazeneli, stabil
- dengesizsıfatdengesi olmayan, muvazenesiz
- denizisimYer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi; bahir, derya.
- derinsıfatDibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan.
- derinlikisimBir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı.
- dersisimöğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
- ders almakfiilbir konu üzerinde bir öğrenci yetkili bir kişiden bilgi edinmek
- dertisimüzüntü
- dert sahibisıfatÜzüntüsü, sorunu olan
- deryaisim(mecaz) bir şeyin bol olduğu yer
- destekisimBir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz ağaç.
- devirmekfiilayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek