Masal
Kuyruksuz Tilki
Anonim
Bir varmış bir yokmuş. Genger köyünün yakınlarında bir nine, insanlardan uzak yaşarmış. Ninenin kimsesi yokmuş. Sadece bir ineği varmış. Nine ineğini sağar, sütün fazlasını da satıp kendine tuz-ekmek alırmış. Böylece yaşayıp gidermiş.
Günün birinde, ineği sağdıktan sonra nine aceleyle bir yerlere gitmiş ama sütü sağdığı kova kapının önünde kalmış. Bir süre sonra nine geri dönmüş ama kovayı boş bulmuş. Nine o gün aç kalmış. Bu olay diğer günlerde de olmaya devam etmiş. Nine sütü kimin içtiğini öğrenmeye karar vermiş.
Ertesi sabah nine yine sağmış ineğini, bu sefer kovayı mahsus bırakmış kapının önüne ama kendisi de saklanmış. Bir de bakmış ki tilkinin biri kovaya doğru sürünüyor. Sonra kafasını kovaya sokup sütü içiyor. Nine hızla nacağı kapmış, birden vurup tilkinin kuyruğunu kesmiş.
Tilki başlamış nineye yalvarmaya:
— Nine? Versene kuyruğumu! Bir daha sana zarar vermeyeceğim. Ver kuyruğumu! Vermezsen ben kahrımdan ölürüm, zira dağa kuyruksuz gitmek ayıp.
— Git başımdan zararcı. Vermeyeceğim. Seni arsız tilki, niçin içtin sütümü de aç bıraktın beni? Sütümü bana geri verirsen kuyruğunu alabilirsin.
demiş nine sinirle.
Tilki koyuna gitmiş, başlamış ona yalvarmaya:
— Koyun, koyun bana biraz süt ver. Sütü vereyim nineye, nine de benim kuyruğumu versin.
— Bana çimen getirirsen sana süt veririm.
demiş koyun.
Yapacak bir şey yok. Tilki çayıra gitmiş:
— Çayır, çayır bana çimen ver. Ben çimeni koyuna vereceğim, koyun bana süt verecek. Sütü nineye vereceğim, nine de bana kuyruğumu verecek.
diye anlatmış tilki.
Çayır ona cevap vermiş:
— Bana birkaç kız getir, bir hora, bir kadınca oynasınlar üstümde. O zaman sana çimen vereceğim.
Tilki gitmiş kızlara yalvarmaya. Yine anlatmış:
— Kızlar, güzel kızlar. Gidin çayıra da çimenlerin üstünde bir hora bir de kadınca oynayın da çayır da bana çimen versin. Ben çimeni koyuna vereyim, koyun bana süt versin. Ben sütü nineye vereyim, nine de bana kuyruğumu versin.
— Bize sedef getirirsen o zaman horu da oynarız, kadınca da...
diye cevap vermiş kızlar.
Bunun üzerine tilki kuyumcuya gitmiş:
— Kuyumcu kardeşim, altın ustası! Bana sedef ver. Ben onları kızlara vereceğim. Kızlar çayırda çimen üstünde oynayacaklar. Çayır bana çimen verecek. Çimeni koyuna vereceğim, koyun bana süt verecek. Ben sütü nineye vereceğim. Nine de benim kuyruğumu verecek.
— Bana yumurta getir.
demiş kuyumcu.
— Ben de sana kızlara vermen için sedef hazırlayacağım.
Tilki ne yapsın? Tavuklara yalvarmaya gitmiş. Nazlı bir sesle demiş:
— Sevgili tavuklarım! Bana yumurta verin. Ben onları kuyumcuya vereceğim, kuyumcu da bana sedef verecek. Sedefleri kızlara vereceğim. Kızlar çimen üstünde oynayacaklar. Çayır bana çimen verecek, ben de çimeni koyuna vereceğim. Koyun bana süt verecek, ben de sütü nineye vereceğim. Sonra nine benim kuyruğumu verecek.
— Bize darı getir de sana yumurta verelim.
demişler.
Tilki gitmiş darı tarlasına da başlamış yalvarmaya:
— Tarla, tarla! Bana darı ver. Ben darıyı tavuklara vereceğim, onlar da bana yumurta verecekler. Yumurtaları kuyumcuya vereceğim, o da bana sedef verecek. Sedefleri kızlara bağışlayacağım, kızlar da çayırda oyun oynayacaklar. Çayır bana çimen verecek, ben de çimeni koyuna vereceğim. Koyun bana süt verecek, ben de sütü nineye vereceğim. Nine de benim kuyruğumu verecek.
Tarla cevap vermiş tilkiye:
— Bana su getir, ıslat beni de sonra sana darı vereyim.
Tilki dereye gitmiş, ona şöyle yalvarmış:
— Dere, derecik! Mavi şeritçik. Bana su ver de tarlayı ıslatayım. Tarla bana tavukları doyurmam için darı verecek. Tavuklar bana kuyumcuya götürmem için yumurta verecek. Kuyumcu bana kızları donatmam için sedef verecek. Kızlar çayırda oyun oynayacaklar, şenlik yapacaklar. Çayır bana koyunu doyurmam için çimen verecek. Koyun bana nine ile ödeşmem için süt verecek. Nine bana kuyruğumu verecek ki, tilkiye benzeyeyim.
Dere tilkiye tarlayı sulaması için su vermiş. Tarla, tavukları doyurması için darı vermiş. Tavuklar, kuyumcuya götürmesi için yumurta vermiş. Kuyumcu, kızları donatması için sedef vermiş. Kızlar çayırın gönlünü görmek için horu ve kadınca oynamışlar. Çayır, koyunu doyurması için çimen vermiş. Koyun, nine ile ödeşmesi için süt vermiş. Nine, kuyruğunu geri vermiş tilkiye. Tilki de türküsünü söyleyerek dağa kaçmış:
Gittim, gezdim dere boyu Lazari, Lazari,
Dere bana su verdi Lazari, Lazari,
Ben suyu tarlaya döktüm Lazari, Lazari,
Tarla bana darı verdi Lazari, Lazari,
Ben darıyı tavuğa verdim Lazari, Lazari,
Tavuk bana gümüş verdi Lazari, Lazari,
Ben gümüşü kuyumcuya verdim Lazari, Lazari,
Kuyumcu kıza sedef verdi Lazari, Lazari,
Sedefleri kızlar taktı Lazari, Lazari,
Çayırda da oyun oynadı Lazari, Lazari,
Çayır bana çimen verdi Lazari, Lazari,
Ben çimeni koyuna verdim Lazari, Lazari,
Koyun bana süt verdi Lazari, Lazari,
Sütü ben nineye verdim Lazari, Lazari,
Nine bana kuyruğu verdi Lazari, Lazari,
Kuyruğu diktim, güzel oldum Lazari, Lazari...
Ben de hatta oradaydım. Tilkiyi izledim dağa kadar. Tilki dağa saklandı, masalcığım da sabrı tüketti.
Metindeki kelimelerin anlamları
- zira
- çünkü
- devam
- sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
- cevap
- Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt
- sabah
- Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi.
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- böylece
- tam böyle, bu biçimde
- aceleyle
- acele ederek, aceleci davranarak, acele
- verecek
- birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
- genger
- İlkbaharda yetişen bir ya da iki metre boyunda olan, gövde özü yenilen, dikenli bir çeşit bitki; deve dikeni, eşek dikeni.
- kendisi
- (dönüşlü dönüşlü): Kişinin orada hazır olmayan biri hakkında konuşurken kullanabildiği bir söz.
- sadece
- yalnızca
- üzerine
- üstüne
- birden
- bir defada
- yapacak
- hamur açmaya yarayan tahta
- üstünde
- Hakkında, dair, üstüne.
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)