Masal
Kıymetli Tuz
Anonim
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde... Pire berber iken, deve tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken.
Tıngır elek, tıngır felek demişler, bu masalı şöyle anlatmışlar.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zamanda bir padişah ile bunun üç kızı varmış. Bir gün bu padişah kızlarını başına toplamış, "Beni ne kadar seversiniz?" demiş. En büyük kızı "Dünyalar kadar." ortanca kızı "Kucak kadar" küçük kızı da "Tuz kadar severim." demiş.
Padişah küçük kızın cevabına çok sinirlenmiş, "İnsan tuz kadar sevilir mi?" demiş, ardından küçük kızını cellada teslim etmiş. Cellat, kızı kesmek için dağa götürmüş. Kız cellada yalvarmış, sen de babasın, bana kıyma demiş.
Cellat, kızın yalvarmalarına dayanamamış, onun yerine bir hayvan kesmiş, kızın gömleğini kesilen hayvanın kanına bulayıp padişaha getirmiş.
Küçük kız yollara düşmüş. Az gitmiş, uz gitmiş, bir köye ulaşmış. Orada köyün zenginlerinden birine kul köle olmuş, büyümüş, çok güzel bir kız olmuş. Güzelliği ilden ile, dilden dile yayılmış, kısmet bu ya bir başka padişahın oğluyla evlenmiş.
Aradan bir hayli zaman geçmiş, başından geçenleri kocasına anlatmış, "Babamları yemeğe çağıralım." demiş. Kocası da "Olur." demiş. Gereken hazırlıklar yapılmış, padişah babası ziyafete çağrılmış.
Kızın padişah babası söylenen günde hizmetkarlarıyla birlikte ziyafete gelmiş. Padişah ve beraberindekiler sofraya oturduğunda yemekler sırayla gelmeye başlamış. Padişah hangi yemeğe saldırdıysa eli geri gitmiş, yemeklerin hiçbirini yiyememiş.
O sırada küçük kızı padişahın sofrasından ayağa fırlamış. "Padişahım, duyduğuma göre sen küçük kızını seni tuz kadar seviyormuş dediği için öldürtmüşsün." demiş. Padişahın söz söylemesine fırsat vermeden "İşte o küçük kız benim." demiş ve "Bütün yemekleri tuzsuz yaptırdım ki kıymetimi anlayasın." sözlerini eklemiş.
Padişah yaptığından utanarak küçük kızının boynuna sarılmış, tuzun ne kadar kıymetli olduğunu anlamış. Ondan sonra yeni bir dönem başlamış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine.
Metindeki kelimelerin anlamları
- fırsat
- herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon
- tellal
- herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kişi, çağırtmaç
- kalbur
- tahıl ve diğer iri taneli maddeleri elemek için kullanılan büyük delikli veya seyrek telli elek
- kıyma
- kıymak işi
- padişah
- Osmanlı Devleti'nde devlet başkanına verilen unvan, sultan
- ben
- (kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
- kısmet
- Allahın her kişiye uygun gördüğü yaşama durumu, nasip
- birlikte
- bir arada, beraberce, hep beraber
- sırayla
- sıra + ile
- yerine
- alegori
- kesmek
- bıçak, makas ve benzeri bir araçla bir şeyi ikiye bölmek, parçalamak, doğramak
- başına
- tek başına
- içinde
- süresince, zarfında
Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)