İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Sensiz (Ahmet Haşim)

Ahmet Haşim

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Annemle karanlık geceler bazı çıkardık; Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlık Sessiz uzatır tâ ebediyyetlere kollar... Guyâ o zaman, bildiğimiz yerdeki yollar Birden silinir, korkulu bir hisle adımlar Tenha gecenin vehm-i muhâlâtını dinler... Yüksekte sema haşr-ı kevâkiple dağılmış, Yoktur o sükûtunda ne rüya, ne nevâziş; Bir sâ'ir-i mechul-i leyâli gibi rüzgâr, Hep sisli temasiyle yanan hislere çarpar. Göklerde ararken o kadın çehreni, ey mâh! Bilsen o çocuk, bilsen o mahluk-u ziyahâh, Zulmette neler hissederek korku duyardı. Guyâ ki hafî bir nefesin nefha-i serdi, Ruhunda bu ferdâ-yı siyah rengi fısıldar. Sakin geceler şefkat olan encüm-ü bîdâr, Titrer o karanlıkların evc-i kederinde, Hüsran ü tahassür gibi matem nazarında; Guyâ ki o dargın geceler ruhu boğardı Her şey bizi bir korkulu rüyayla sarardı. Zulmet ki müebbet, mütehâcim, mütemâdi, Eşkâle verir ayrı birer şekl-i münâdi. Dallar kuru eller gibi mebhut ü duâkâr, Zânuzede dullar gibi hep tûde-i eşçâr... Çılgın dolaşan bâd-ı leyâli ki serâir, Piş ü pey-i seyrinde koşar muzlim ü dâir; En sonda nigah-ı ebediyyet gibi titrer, Tâ ufka asılmış sarı bir lem'a-i muğber... Bir kafile-i ruh-ı kevâkip gibi mahmur, Zulmette çizer Dicle uzun bir reh-i pürnur... Ondan yalnız ruha gelir bir gam-ı mûnis, Yalnız o, karanlıklara rağmen yine pürhis, Yalnız... Bu kamersiz gecenin zîr-i perinde, Bir feyz-i ziya haşrederek âb-ı zerinde, Bir kafile-i ruh-ı kevâkip gibi mahmur, Zulmette çizer Dicle uzun bir reh-i pürnur... Dinlerdik onun şi'rini ben lâl, o hayali. Lâkin ne kadar hüzn ile tev'emdi meâli, Lâkin ne kadar târ idi sensiz o nazarlar! Guyâ, o zaman nurunu, ey mâh-ı mükedder, Eylerdi sema lu'lu-i hüznüyle telafi. Yıldızları göklerden alıp bir yed-i mahfi, Bir bir o donuk gözlerin a'mâkına isâr Eylerdi ve zulmette koşarken yine rüzgâr, Ruhumda benim korku, ölüm, leyle-i târik, Çeşminde onun aks-i kevâkiple dönerdik...

Metindeki kelimelerin anlamları

gam
tasa, kaygı, üzüntü
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
hüsran
beklenilen şeyin elde edilememesi yüzünden duyulan acı, batkı
kafile
Birlikte hareket eden topluluk.
kin
birine karşı duyulan öç alma isteği, garaz
mahluk
yaratık
nefha
güzel koku
nev
çeşit, cins, tür
rüzgâr
havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, bad, yel
ser
baş
tahassür
Kavuşulmak istenen şey ya da kimse için üzülme
telafi
ödünleme
vehm
kuruntu
zulmet
karanlık
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
birden
bir defada
hayali
hayalî kavramının yanlış kullanımı

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)