Ahmet Haşim şiirleri
Ahmet Haşim adına kayıtlı 36 şiir; tam metinleri, eski kelimelerin anlamları ve açıklamalarıyla.
Akşam Yine Toplandı Derinde
Canan gülüyor eski yerinde / Canan ki gündüzleri gelmez
Ağaç
Gün bitti. Ağaçta neş`e söndü. / Yaprak ateş oldu, kuş da yakut;
Bahçe
Bir Acem bahçesi, bir seccade / Dolduran havzı ateşten bade.
Batan Ayın Kenarında Satırlar
Bir vurulmuş ilâhı andırıyor / Suda teskin-i zahm eden bu kamer,
Başım
“Yakup Kadri’ye” / Bî-haber gövdeme gelmiş konmuş,
Bir Günün Sonunda Arzu
Yorgun gözümün halkalarında / Güller gibi fecr oldu nümâyân,
Bir Yaz Gecesi Hatırası
İşveyle, fısıltıyla, gülüşle / Olmuş şeb-i sevda yine bîhâp;
Bülbül (Ahmet Haşim)
Bir gamlı hazanın seherinde / Israra ne hâcet yine, bülbül!
Gece
Titreyen ellerimle penceremi / Açtım afaki leyle karşı... Yine
Gece Yarısı
Ve ansızın suya etmekle mâh-ı dûr sukut / Miyâh-ı ruhumu andırdı safha-i tâlâb:
Gelmeden Evvel, Geldin, Birlikte
Kalbim / Benim bir ormandı,
Havuz
Akşam yine toplandı derinde... / Cânan gülüyor eski yerinde
Hilâl-i Semen
Daha pek yavru, pek küçükken ben, / Büyük annem tutardı alnımdan.
Karanfil
Yârin dudağından getirilmiş / Bir katre âlevdir bu karanfil,
Karanlık
Aşkın bu karanlık gecesinde / Bülbül yine vahşi müterennim,
Mehtabta Leylekler
Kenâr-ı âba dizilmiş, sükûn ile bekler / Füsûn-ı mâha dalan pür-hayâl leylekler...
Merdiven
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden / Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Mukaddime
Zannetme ki güldür ne de lale, / Ateş doludur, tutma yanarsın
Nehir Üzerinde
Akşam… Sarı bir hasta semâ… Bir gam-ı mechûl… / Sisler gibi tutmuş yine sahilleri eylûl,
O
Bir hasta kadın, Dicle'nin üstünde her akşam / Bir hasta çocuk gezdirerek, çöllere gül-fâm
O Belde
Denizlerden / Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
O Eski Hücreye Benzer Ki
Ziya-yı şemse kapanmış bütün deriçeleri / Bir öyle hücreye benzer ki ömrümün kederi.
Orman
Su değil, mevsimin havası akan, / Duyduğun yaprağın, dalın sesidir;
Parıltı
Âteş gibi bir nehr akıyordu / Rûhumla o rûhun arasından,
Seher
Ağaçların seherî zirvesinde titreşiyor / Tuyûr-ı fâniye-i âlem-i tahayyül ü hâb.
Sensiz (Ahmet Haşim)
Annemle karanlık geceler bazı çıkardık; / Boşlukta denizler gibi yokluk ve karanlık
Sonbahar
Bir taraf bahçe, bir tarafta dere, / Gel uzan, sevgilim, benimle yere;
Süvari
Şu bakır zirvelerin ardından / Bir süvâri geliyor kan rengi.
Tahattur
Bir Acem bahçesi, bir seccâde, / Dolduran havzı ateşten bâde...
Yarı Yol
Nasıl istersen öyle dinle, bakın: / Dalların zirvesindeyiz ancak
Yollar
Bir lamba hüzniyle / Kısıldı altın ufuklarda akşamın güneşi;
Zulmet
Ey sen / Ki şimdi şüpheli bir şekl-i pür-hayâl oldun
Ölmek
Firâz-ı zirve-i Sinâ-yı kahra yükselerek / Oradan,
Öğle
Yeşil sularda büyük inciden çiçekler açar, / Gümüş böcekler okur âba bir neşîde-i hâb.
Öğleden Sonra
İçer gümüş kıyılardan remîde âhûlar / Ve onların sesi eyler bütün sükûtu harâb,
Şafakta
Dönsek mi bu aşkın şafağından, / Gitsek mi ekâlîm-i leyâle?