İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

O

Ahmet Haşim

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Bir hasta kadın, Dicle'nin üstünde her akşam Bir hasta çocuk gezdirerek, çöllere gül-fâm Sisler uzanırken o senin doğmanı bekler. Yorgun gibi mühmel duran asude ufuklar Titrer, silinir...Dâmen-i şeb her şeyi saklar, İklim-i hayalâta bakan bir nazar-ı dûr Hüzniyle doğar necm-i sema sâkit ü mahmur; Bir mâilik üstünde yanar gizli ziyalar Leylin bütün ezhârı semalarda açarlar, Leylin bütün ezhârı, bütün ruh-ı ziyası; Bir nefha-yı meçhulenin eşyaya teması, Zulmetlerin esrarını baştan başa sallar, Sen, ah, doğarsın o zaman, mest ü ziyadar... Sahilleri sessiz dolaşan hasta hayale, Bir nûr-ı teselli taşır alnındaki hâle; Hatta o soluk çehreye nûrun dokunurken, Bir buseye benzerdi ki gelmiş ona senden. Nehrin gece, rüya vü serâirle boğulmuş, Ufkunda tahassürler okur gamzede bir kuş. Bir giryeli ses - belki kadın, belki de erkek - Söyler gecenin şi'rine bir aşk, bir ahenk... Nûrun dökülür, sahil erir, karşıki yerler Bir hâb-ı münevverde hep eşkalini gizler; Sîmîn dumanlarda ölür ruh-ı menâzır, Bir ra'şe-i zerrin ta karşıda yer yer Mahmur ışıklar yüzer esrar üzerinde Yorgun sular üstünde kanar bir şeb-i hande... Her lerze, her ahenk bulut, hâb oluyorken, Bir feyz-i umumi-i ziyadar ile birden, Sakin soluyorken gece eşbâh ü avâlim, Yalnız o ziyalarda kalır sakin ü muzlim. Ey mâh cebînin o cebîn-i keder ü gam, Altında o yorgun, o soluk heykel-i mâtem!

Metindeki kelimelerin anlamları

ahenk
uyum, armoni
belki
Muhtemel olarak; belkim, herhâlde.
esrar
Sırlar.
gam
tasa, kaygı, üzüntü
hep
hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
heykel
[Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser; yontu, statü.
iklim
yeryüzünün herhangi bir yerinde hava olaylarına bağlı olarak gerçekleşen etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu, abuhava
lerze
Titreme, titreyiş
men
yasaklama, izin vermeme
nefha
güzel koku
sahil
Karanın deniz, göl, ırmak boyunca uzanan bölümü; kıyı, yaka, yalı.
ser
baş
şeb
gece
altında
sahnenin seyirciye yakın kesimi
baştan
başından alarak, bir kez daha, bir kez yeniden
birden
bir defada
teselli
avunma, avuntu, avunç

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)