Ünlü söz
“Benim gözümde hiçbir şey yoktur; ben yalnız liyakat âşığıyım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Atatürk bu sözle, insanları değerlendirirken tek ölçüsünün liyakat, yani kişilerin yetkinliği ve hak edişi olduğunu ifade eder. Onun gözünde makam, unvan, soy, servet ya da yakınlık gibi unsurlar değil, bir kişinin işinde gösterdiği yeterlilik ve erdem belirleyicidir. "Âşık" kelimesi, bu ilkeye duyduğu güçlü bağlılığı ve tutkuyu anlatır.
Bu yaklaşım, Atatürk'ün devlet ve toplum düzenine dair temel ilkelerinden birine işaret eder. Yeni kurulan Cumhuriyet'te kişilerin ayrıcalıklara göre değil, bilgi, emek ve başarıya göre değerlendirilmesi gerektiğine inanır. Liyakatı öncelemek, aynı zamanda kayırmacılık, nepotizm ve yolsuzluğun önüne geçmeyi amaçlayan bir duruştur. Kamu görevlerinde ve toplumsal hayatta adaletin sağlanması, ancak bu ölçütün yerleşmesiyle mümkündür.
Bugün açısından bu söz, kurumların ve toplumların sağlıklı işleyişi için liyakatin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır. Başarıyı, terfiyi ve güveni hak edişe bağlamak; topluma duyulan inancı artırır ve yetenekli insanların önünü açar. Liyakat yerine sadakat ya da yakınlığın öne çıktığı yapılarda hem kurumlar verimini kaybeder hem de toplumsal güven zedelenir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Asırlardan beri Türkiye'yi idare edenler çok şeyler düşünmüşlerdir; fakat yalnız bir şeyi düşünmemişlerdir: Türkiye'yi!.. Bu düşüncesizlik yüzünden Türk vatanının, Türk milletinin uğradığı zararları ancak bir tarzda telafi edebiliriz: O da artık Türkiye'de Türkiye'den başka bir şeyi düşünmemek. Ancak bu zihniyetle hareket ederek her türlü selamet ve saadet hedeflerine ulaşabiliriz. (30 Ağustos 1924)”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Devlet idaresinde bütün kanunlar, nizamlar, ilmin muasır medeniyete temin ettiği esas ve şekillere, dünya ihtiyaçlarına göre yapılır ve tatbik edilir. Din telakkisi vicdanî olduğundan cumhuriyet, din fikirlerini devlet ve dünya işlerinden ve siyasetten ayrı tutmayı milletimizin muasır terakkîsinde başlıca muvaffakiyet görür.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Dünyada ve dünya milletleri arasında sükûn, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hakikaten memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır; açık söylemelidir. Millet ile, milleti sevk ve idare edenler çok açık görüşmelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler olduğu gibi ifade olunmalıdır. Yoksa safsatalar ile milleti aldatmak, onu birbirine düşürmek demektir. Kuralımız, daima millete karşı gerçekleri ifade olmalıdır. Milleti aydınlatma, bu demektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Bugünkü hükûmetimiz, devlet örgütümüz doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet örgütü ve hükûmettir ki onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükûmet millettir ve millet hükûmettir. Artık hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)