Ünlü söz
“Büyüklük odur ki hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. İşte sen bunda karşı koyuşları yok eden olacaksın. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana 'büyüksün' derlerse, bunu diyenlere de güleceksin.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
Ne anlatıyor?
Bu söz, büyüklüğü dışarıdan gelen övgüyle ya da güç gösterisiyle değil, içsel bir bağımsızlıkla ve sarsılmaz bir amaç duygusuyla tanımlar. Atatürk'e göre gerçek büyüklük, başkalarının onayına ihtiyaç duymamak, kimseyi yanıltmamak ve kişisel çıkar peşinde koşmamaktır. Kişi, memleketin gerçek ülküsünü kendi aklıyla görmeli ve o yönde yürümelidir.
Sözün ikinci bölümü, bu yürüyüşün bedelini anlatır. Büyük bir hedefe yönelen kişi çoğunluğun direnciyle, engellemelerle ve yalnızlıkla karşılaşacaktır. Atatürk burada yalnızlığı bir zayıflık olarak değil, neredeyse kaçınılmaz bir koşul olarak koyar: İnsan kendini "hiç" sayarak, yardım beklemeden, yalnızca kendi iradesiyle güçlükleri aşacaktır. Bu, hem kişisel hem de ulusal kurtuluş mücadelelerinde sıkça karşılaşılan bir durumdur.
Son cümle ise sözün ironik ve derin bir noktasına işaret eder. Başarıya ulaşıldığında gelen övgülere gülmek, hem övgünün geçiciliğini hem de asıl amacın övgü olmadığını gösterir. Büyüklük, başkalarının takdirinden bağımsız olarak zaten içsel bir bütünlük olarak tanımlandığı için, sonradan gelen "büyüksün" sözü kişi için ancak tebessüm edilecek bir ayrıntı olabilir.
Hangi bağlamda söylendi?
Bu sözün hangi bağlamda ve ne zaman söylendiği güvenilir kaynaklarda belgelenmemiş; bu yüzden tahmin yürütmüyoruz.
Kaynak
- Kaynak bağlantısı: https://tr.wikiquote.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk
- Özgün metin lisansı: CC BY-SA 4.0 — Wikiquote
Türkçe çeviri ve yorum 2W’nin özgün çalışmasıdır; yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır. Hata görürseniz bize bildirin.
Konular
İlgili sözler
“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Diktatör, insanların iradesini baskı altına alan ve onları itaate mecbur bırakan kimsedir. Ben, kalpleri kırmak değil, kalpleri kazanmak isterim.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Hakikaten memlekete hizmet etmek isteyenlerin kalbi açık olmalıdır; açık söylemelidir. Millet ile, milleti sevk ve idare edenler çok açık görüşmelidirler. Olan şeyler ve yapılacak şeyler olduğu gibi ifade olunmalıdır. Yoksa safsatalar ile milleti aldatmak, onu birbirine düşürmek demektir. Kuralımız, daima millete karşı gerçekleri ifade olmalıdır. Milleti aydınlatma, bu demektir.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Türk esaret kabul etmeyen bir millettir. Türk milleti esir olmamıştır.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“30 Ağustos'ta sevk ve idare ettiğim muharebede Türk milleti yanımdaydı. Bir insan, milletiyle beraber hareket ettiği zaman ne kadar kuvvetli hissediyor bilir misiniz? Bunun tarifi zordur. Bunu anlatmakta güçlük çekersem beni mazur görünüz.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)
“Ben, 1919 yılı mayısı içinde Samsun'a çıktığım gün elimde maddî hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin soyluluğundan doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevî bir kuvvet vardı. İşte ben bu millî kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım.”
— Mustafa Kemal Atatürk (1881 – 1938)