Sözlük dizini
Mecazlar
1.479 madde
- saltanatisimbir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması
- ateşlisıfatateşi olan
- kalpazanisimSahte para basan veya piyasaya süren kimse
- dilenciisimGeçimini dilenerek sağlayan kimse.
- dayanakisimDayanılacak şey; dayanç, istinatgâh, mesnet
- bacaksızsıfatbacağı olmayan
- mirasçıisimKalıtçı.
- karmakarışıksıfatdağınık, düzensiz, çok karışık
- karışıksıfatayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş, katışık
- kıçı kırıksıfat(mecaz) önemsiz, değersiz
- camgözisimDeniz kıyısına yakın yaşayan, yanlarında veya sırtında beyaz lekeleri bulunan, gözü parlak olan, eti yenebilen bir tür köpek balığı (Galeorhinus galeus).
- kuskunu düşüksıfatKuskun yeri sağrıdan aşağı olan (at).
- basıksıfatBasılmış, yassılaşmış.
- kısır döngüisimönermeyi ikinci bir önermeyle ikinci önermeyi de dönüp birincisiyle tanıtlamaya çalışma yolu
- dallanmakfiilDal vermek.
- dağılmakfiiltoplu durum dayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak
- dikkatisimduygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık
- sınavisimöğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
- aydınlatmakfiilkaranlığı giderip görünür duruma getirmek, ışıklandırmak
- bataklıkisimÇok derin olmayan sularla örtülü batak bölge; aynaz, azmak, batağan.
- yükisimaraba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi
- ürkmekfiilbir şeyden korkup sıçramak, tevahhuş etmek
- yortmakfiilSürekli olarak yol yürümek.
- yolmakfiilBitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak
- yetişmekfiilUlaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak.
- yalamakfiilBir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek.
- tüketmekfiilKullanarak, harcayarak yok etmek, bitirmek; yoğaltmak
- tartmakfiilbir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak
- taramakfiilBir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
- sırtlamakfiilBirini veya bir şeyi sırtına alıp yüklenmek; arkalamak, ebişmek.