Sözlük dizini
Mecazlar
1.479 madde
- abraisimdara
- aboneisimBir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse; sürdürümcü
- abeceisimalfabe
- abdestsizisim(mecaz) kötü adam
- abdestlizarfabdest alarak, abdest almış olarak
- abanozlaşmakfiilağaç gibi maddeler için uzun süre suda kalarak kararmak
- abanozisimAbanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı, Diospyros ebenum.
- abalısıfatabası olan, aba giymiş olan, abapuş
- gıdıklamakfiilVücudun bazı yerlerine dokunarak ürperme veya gülerek kaçınma ile beliren bir sinir tepkisi uyandırmak.
- gebermekfiilKötü bir biçimde ölmek.
- gagalamakfiilGagasıyla yemi toplamak
- uzaklaşmakfiilbir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek
- molekülisimelement veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, özdecik, veya fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı, madde, özdecik
- kimyaisimmaddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim
- organisimVücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü; aza, örgen, uzuv.
- babaisimÇocuğu olan erkek; peder.
- hıyarisimkabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, otsu bitkinin ürünü
- yıldızisimçekirdeğinde füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınıyan gök cisimlerinden her biri
- açsıfatYemek yemesi gereken; tok karşıtı.
- çatalisimyemek yerken kullanılan iki, üç veya dört uzun dişli çoğunlukla metal araç
- sandalyeisimArkalıklı, kol koyacak yerleri olmayan, bir kişilik oturma eşyası; kürsü.
- perdeisimgörüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü
- gençsıfatYaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı.
- evisimbir kişinin veya ailenin içinde yaşadığı yer, içinde insanların yaşadığı, çevresi duvarlarla çevrili, odalara bölünmüş, kendine ait çatısı ve bazen de bahçesi olan ahşap, toprak veya betonarme yapı; bark, ev bark, beyit, dar, hane, mekân
- ayakisimBacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
- parmakisiminsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri
- sayfaisimÜzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri; sahife
- çocukisimBebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız; yavru, bala, uşak, velet
- yağmurisimatmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, baran, bereket, rahmet, yağar
- kadınisimerişkin dişi insan.