Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- kesinlemeisimkesinlemek eyleminin mastarı
- kesinlemekfiilBir şeyi kesinleştirmek.
- kesinleşmekfiilKesin bir durum almak, kat'ileşmek, kat'iyet kespetmek
- kesinlikisimkesin olma durumu veya kesin davranış, katiyet
- kesinliklezarfKesin bir biçimde, kesin olarak, şüphe götürmeyecek derecede; yüzde yüz, elbet, elbette, evelallah, her hâlde, her hâlükârda, katiyetle, behemehâl, illa, katiyen, kesin, kesinkes, muhakkak, mutlak, mutlaka, banko.
- kesinmeisimKesinmek işi veya durumu
- kesinmekfiilKendine veya kendisi için kesmek
- kesinsizlikisimKesin olmama durumu
- kesintiisimkesilen parça, kırpıntı
- kesintisizlikisimKesintisiz olma durumu
- kesitisimBir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey.
- kesişisimHristiyanlık'ta evlenmemiş, manastırda yaşayan rahip ve rahibe
- kesişmeisimKesişmek işi
- kesişmekfiilBirbirini kesmek
- keskenmeisimKeskenmek işi
- keskenmekfiilEl ile veya başka bir şeyle vuracak gibi yapmak
- keskiisimağaç, taş, metal vb yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç
- keskinletmeisimKeskinletmek işi veya durumu
- keskinletmekfiilKeskin duruma getirmek
- keskinleşmeisimKeskinleşmek işi
- keskinleşmekfiilKeskin duruma gelmek
- keskinleştirmekfiilKeskin duruma getirmek
- keskinlikisimKeskin olma durumu
- keskipitkätaaltoisimorta dalga
- kesmekfiilbıçak, makas ve benzeri bir araçla bir şeyi ikiye bölmek, parçalamak, doğramak
- kesmelikisimKesme taş çıkarılan ocak
- kesmikisimsütün peynir mayası (veya herhangi yenebilir asitli madde) ile bekletilerek pıhtılaşmasıyla oluşan peynir altı suyundan geri kalan süt ürünü olarak tanımlanır
- kesonisimİçine su girmesi engellenen yapı.
- kesretisimÇokluk
- kestaneciisimKestane kebabı yapan veya satan kimse