Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- oligoklazisimBillûr kütlelerde serpme durumunda bulunan, beyazımtırak bir tür feldspat
- oligopolisimSunumun birkaç satıcı tarafından yapıldığı ve bu az sayıdaki satıcının birbirlerinin üretim kararlarından etkilendiği piyasa türü; azel
- oligopsonisimaz alıcı
- oligosenisimIII çağın miyosen ile eosen arasındaki dönemi
- olijistisimKızıl renkli, kayaçlarda rastlanan doğal demir oksidi.
- olimpiyatisimEskiden Yunanistan'da Zeus onuruna yapılan yarışmalara verilen ad
- olivinisimSarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat, peridot
- olmaisimolmak işi
- olmadanzarfolmadığı hâlde
- olmakfiilbir görev, makam, şan veya vasıf kazanmak.
- olmazlamaisimBir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması, veto.
- olmazlıkisimOlmazlı olma durumu veya olmazlı olan şey
- olmazsabağlaçolmadığı takdirde
- olmuşlukisimOlmuş olma durumu
- oltaisimGenellikle, bir olta takımının ava hazır bütünü.
- oltacıisimOlta vb balık avı gereci satan kimse
- oltacılıkisimolta yapmak veya satmak işi
- olukisimbir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru
- oluklaşmaisimOluklaşmak işi
- oluklaşmakfiilOluk durumuna girmek, oluk görünümü almak
- olukçukisimküçük oluk
- olumlamaisimolumluluğu [[orta|ortaya koyma, icap
- olumlulukisimolumlu olma durumu, müspetlik
- olumsallıkisimOlumsal olanın niteliği; olumsal olma durumu, imkân, zorunluluk karşıtı
- olumsuzlukisimolumsuz olma niteliği veya durumu, nefiy
- olunabilmeisimOlunabilmek işi ya da durumu.
- olunmaisimolunmak işi yaya durumu
- olunmakfiilolma işine konu olmak
- oluntuisimAna olaya bağlı, onun daha iyi belirmesi için gerekli, ikinci derecedeki olay, °epizot.
- olupzarf… olarak ve … hâline gelerek.