Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- savsaklanmaisimSavsaklanmak işi
- savsaklanmakfiilSavsaklanmak işine konu olmak, ihtimal edilmek
- savsaklayışisimSavsaklamak işi veya biçimi
- savsamaisimSavsaklama, ihmal
- savsamakfiilSavsaklamak, ihmal etmek
- savsözisimbir düşünceyi kolayca dışa vurup anlaşılmasını sağlayan kısa ve çarpıcı ifade; slogan
- savulmaisimSavulmak işi veya durumu
- savulmakfiilBir şeyden çekinerek bulunduğu yerden uzaklaşmak
- savunmaisimsaldırıya karşı koyma, müdafaa
- savunmakfiilherhangi bir saldırıya karşı [koymak]], saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek
- savunmanisimgeniş anlamıyle yargılıklarda, kamusal yerlerde tüze ve yasa uygulamasından doğan uyuşmazlıkları çözümlemek için ilgililerin bütün dayatma ve savunmalarını, tüzeyi uğraşı edinmesi nedeniyle, onlar adına yasalara ve tüzeye uygun olarak yürüten yetkili kişi
- savunmasızlıkisimSavunmasız olma durumu
- savunuisimSavunma
- savunucuisimbir şeyi savunan kimse, müdafi
- savunuculukisimSavunu yapma işi
- savunulmaisimSavunulmak işi
- savunulmakfiilSavunmak işi yapılmak
- savunuşisimSavunmak işi veya biçimi
- savurganlıkisimSavurgan olma durumu veya savurganca davranış, tutumsuzluk, müsriflik, israf
- savurmaisimsavurmak işi.
- savurmakfiilHavaya atıp dağıtmak, saçmak
- savurtmaisimSavurtmak işi
- savurtmakfiilSavrulmasına sebep olmak, savrulmasını sağlamak
- savurtuşisimSavurtmak işi veya durumu
- savuşmaisimSavuşmak işi
- savuşmakfiilBulunduğu yerden aceleyle, gizlice veya dikkati çekmeden ayrılmak
- savuşturmaisimsavuşturmak eyleminin mastarı
- savuşturmakfiilGeçiştirmek, atlatmak
- savılmaisimSavılmak işi veya durumu
- savılmakfiilSavmak işine konu olmak