Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- şuâraisimşair
- ibrikisimKulplu, emzikli, karınlı ve ince boyunlu su kabı; aftafa
- ırgalamakfiilYerinden oynatıp sallamak.
- otolizisimHücrenin kendi kendini öldürmesi
- fenisimFizik, kimya, matematik ve biyolojiden elde edilen verileri iş ve yapım alanında uygulama, teknik.
- fesisimşapka yerine kullanılan, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, kırmızı renkte silindir biçiminde başlık
- fanilaisimGenellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı; atlet.
- geğirmekfiilMidede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak
- pörsümekfiilGevşeyip sarkmak; porsumak
- desenisimTahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılan çizim.
- dengeisimbir cismin veya insanın devrilmeden durma hâli
- denemekfiildeğerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
- değişimisimbir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü
- çikolataisimKakaonun içerisine şeker, süt, fıstık, fındık vb. katılarak yapılan bir tür tatlı yiyecek
- contaisimgeçirmezliği sağlamak için sıkıştırılmış iki yüzey arasına yerleştirilen, genellikle kauçuk ve kurşundan yapılan ince parça
- budamakfiildaha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak
- hızırisimhalk inanışlarına göre ölümsüzlüğe kavuşmuş olduğuna inanılan peygamber
- çözülüşisimÇözülme işi veya biçimi.
- temizlikisimtemiz olma durumu, arılık, saffet, nezafet
- zuzulaisimKara lahana filizi
- dokunmakfiilnesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak; yordamlamak, temas etmek.
- dersisimöğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
- fırıldakisimrüzgarla dönen tekerlek biçiminde çocuk oyuncağı
- havisisimKaradeniz yöresine ait olan mısır unu ve yöreye ait bir çeşit peynirle hazırlanan yemek.
- fırfırisimElbise,perde gibi şeylerin kenarına dikilen büzgülü süs.
- fırdöndüisimBiri döndüğünde ötekinin de dönmesini engellemek için uç uca getirilerek serbest bir eksenle bağlanmış çift halka.
- fırçalıkisimFırçaların muhafaza edildiği kap
- fırçalanmakfiilFırça ile ovulmak,temizlenmek.
- fırçalamakfiilFırça ile tozunu almak veya fırça ile boya v.b sürmek
- fırçacılıkisimFırça veya fırçaya benzer şeylerin yapımı ve satımı.