Sözlük dizini
Terimler
14.649 madde
- gövdeisimBir şeyin asıl bölümü.
- gövde etisimKesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten ve deri, kuyruk ve böbrek ile yağlar hariç bütün iç organları çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde; karkas
- gövde yapısıisimbeden yapısı, vücut yapısı
- gözisimGörme organı.
- göz akıisimGöz yuvarının dışını saran, katılgan dokudan oluşmuş, dayanıklı beyaz çeper.
- göz banyosuisimGöz hastalıklarının iyileştirilmesi için göze uygulanan banyo.
- göz bebeğiisimGözde irisin ortasında bulunan, ışığın azlığına veya çokluğuna göre büyüyüp küçülen yuvarlak delik; bebek.
- göz erimiisimufuk
- göz etçiğiisimGözün iç açısındaki kırmızı çıkıntı; göz memesi.
- göz hapsiisimBir kimseye bulunduğu, yaşadığı yerden ayrılmaması biçiminde verilen ceza.
- göz kapağıisimGöz yuvarlarının önünde bulunan, birbirine yaklaşarak gözü örten, kenarlarında kirpikler bulunan koruyucu organ
- göz küresiisimsklera, koroit ve retinadan oluşan küre biçimindeki yapı, bulbus okülü
- göz memesiisimgöz etçiği.
- göz taşıisimBazı göz, deri, bitki hastalıklarında ve bağcılıkta kullanılan, koyu mavi renkte, zehirli bir tuz; bakır sülfat, bakır tuzu. (CuSO4).
- göz yuvarıisimkafatasında bir çukur içine yerleşmiş bulunan gözün yuvarlak bölümü
- göz çukuruisimgözün ve uzantılarının bulunduğu kafatasının boşluğu veya soketi
- gözaltıisimbirinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması, gözetim, nezaret
- gözatıcıisimTarayıcı.
- gözcüisimGözlemek veya gözetlemek işini yapan kimse; dideban.
- gözdemiriisimGemilerin baş tarafında bulunan, her zaman kullanılan büyük çıpa
- gözeisimhücre
- göze yutarlığıisimhücre yutarlığı
- gözenekisimdelikli bir nesnenin deliklerinden her biri
- gözeticiisimGözetleme yapan kimse; sürveyan
- gözetimisimgözetme işi, nezaret
- gözetleme deliğiisimKapının dışındakileri görmeye yarayan ve kapı ortasında açılmış mercekli delik; dikizlik
- gözgüisimayna
- gözlemisimbir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede
- gözlemciisimdikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit
- gözlemeisimGözlemek işi.