Sözlük dizini
Terimler
14.340 madde
- çözmekfiildüğümlü, bağlı veya sarılı bir şeyi açmak
- çözümisimProblemin çözülmesinden alınan sonuç
- satmakfiilbir değer karşılığında bir malı alıcıya vermek
- satıcıisimalıcıya bir şey satan kişi, satan
- satışisimsatıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılan işlem, satım
- kirpikisimGöz kapağının kenarındaki kıllar veya bu kıllardan her biri.
- dalgakıranisimLimanları ve limanın içindeki gemilerin dalgadan zarar görmemesi için limana hâkim rüzgâra yüzey verecek şekilde yapılmış dalga önleyici yapılar
- yivisimbir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
- yaşisimbir kurum, bir kuruluş, düzen v.s.'nin kurulduğundan bu yana geçen zaman, sin
- bölmekfiilBir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, taksim etmek.
- kesmekfiilbıçak, makas ve benzeri bir araçla bir şeyi ikiye bölmek, parçalamak, doğramak
- kahveisimsıcak iklimlerde yetişen, kök boyasıgillerden ağaç, (Coffea arabica).
- dönmekfiilkendi çevresinde ya da başka bir şeyin etrafında hareket etmek
- yaşamakfiilbir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
- uyumisimbütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk
- üniversiteisimBilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu; darülfünun
- kaleydoskopisimçiçek dürbünü
- ayrıntıisimbütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay
- şehnazisimKlasik Türk müziğinde bir makam adı
- deccalsıfatyalancı, fesat, dedikoducu
- duymakfiilişitmek, ses almak
- üflemekfiilDudakları büzerek soluğu bir şey üzerine hızla vermek.
- kabareisimÇeşitli gösterilerin yapıldığı eğlence yeri
- uyumakfiiluyku durumunda olmak
- ayetisimKur’an’daki sureleri meydana getiren kelime veya cümlelerden her biri; ayetikerime.
- zırhlısıfatZırh giymiş veya zırh kaplanmış
- zırhisimSavaşlarda ok, kılıç, süngü vb. silahlardan korunmak için giyilen, demir ve tel levhalardan yapılmış giysi; cebe.
- zıplamakfiilbir yere çarpıp yukarı fırlamak
- zındıkisimAllah'a ve Âhiret'e inanmayan kimse.
- zımparaisimÇok sert alümin billurları kapsayan ve aşındırıcı olarak kullanılan doğal kaya.