Sözlük dizini
Terimler
14.649 madde
- uçaltıisimtütünlerde farklı zamanlarda hasat edilen el grubu kategorisi
- uçankaleisimstratejik amaçlarla İkinci Dünya Savaşı’nda kullanılmış olan, uzun menzilli, ağır bombardıman uçağı
- uçantopisimvoleybol
- uçmaisimuçmak işi
- uçmakfiilkuş, kanatlı böcek vb. hareketli kanatları yardımıyla havada düşmeden durmak, havada yol almak
- uçunumisimÖzdeğin belli basınç ve sıcaklık koşullarında katı evreden doğrudan gaz evreye geçmesi, süblimasyon.
- uçunyuvarisimYeryuvarını saran ve özellikle azot ile oksijenden oluşan, su uçuğu, toz, duman gibi katışkıları da içeren uçun katmanı, atmosfer
- uçurtma kayağıisimÖzel uçurtmalar ile sağlanan rüzgar gücü çekmesiyle bir kayma aracı üzerinde su, kar, toprak yüzeylerde kayarak yapılan spor.
- uçurtma sörfüisimSörf tahtası üzerinde uçurtma yardımıyla suda kayarak yapılan sörf sporu.
- uçuşisimuçma işi
- uçuş güvertesiisimdenizde minyatür bir hava meydanı görevi gören uçak gemilerinde, uçakların kalkış ve iniş yaptıkları yüzey
- uçuş kulesiisimHavaalanlarında o bölgenin hava trafiğini kontrol eden, havalanacak veya inişe geçecek pilotlara pistle ilgili teknik bilgiler veren görevlilerin bulunduğu bina.
- uğramakfiilYola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak.
- uğruisimhırsız
- uşak yatağıisimdöl yatağı
- vaazisimBir kimsenin kalbini yumuşatacak şekilde söz söyleme.
- vacipisimyapılması gerekli olan iş
- vacip namazisimterki günah, inkârı büyük günah olan namaz
- vacip olmakfiilİslam dinine göre yapılması gerekli olmak
- vadeli satışisimkarşılığı ileride ödenmek üzere yapılan satış
- vadiisimiki dağ arasındaki geçit
- vaftizisimHristiyan dininde, bir kimseyi ilk günahı silmek ve Hıristiyanlaştırmak suya daldırma ya da üzerine su serpme biçiminde yapılan kutsal tören
- vahdaniyetisimTanrı'nın birliği, bir olması
- vahdetisimbir olma, tek olma, birlik, teklik
- vahdetivücutisimvarlık birliği, panteizm
- vahiyisimBir kanun veya fikrin Tanrı tarafından bir melek vasıtasıyla peygamberlere bildirilmesi
- vahşi ormanisiminsan ayağı değmemiş, büyük orman
- vaizisimİbadet yerlerinde öğüt niteliğinde dinî konuşmalar yapan kimse; öğütçü.
- vajenisimvajina
- vajinaisimdişilik organı.