Sözlük dizini
Yöresel
3.273 madde
- ehaliisim(Kıbrıs, Muş, Erzurum ağzı) Ahali, halk, yerli halk.
- eke tokasıfat(Sivas ağzı) Bilmiş, büyümüş
- ekecekisimTohum.
- ekintiisimEkilen şey
- ekis nükte yapmakfiil(Sivas ağzı) Alaycı ve kırıcı konuşmak
- ekmekisimTahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek; nan, nanıaziz.
- ekmek mantısıisimDoğranmış ekmeğin üzerine yumurta ve yağ dökerek yapılan bir yemek
- ekserisimBüyük çivi, enser
- eksik etekisimkadın
- eksük görmekfiil(Sivas ağzı) Evin ihtiyacını veya evlenecek kızın ihtiyacını almak
- ekti oğlakisim(Sivas ağzı) Anası ölünce başka bir hayvana alıştırılan yavru hayvan
- ekşimikisimyağı alınmış sütten yapılan peynir, kesmik, çökelek
- el kiriisimKolayca vazgeçilir, atılır şey.
- elbirisim(Adana ağzı) Elçi, aracı
- elciisimbazı yörelerde mevsimlik tarım işçisi toplayıp işçi ile işveren arasında aracılık yapan kişi.
- eleddirikisimElektrik
- elekçiisimElek yapan veya satan kimse
- eleşmekfiilÇarpmak
- eli sağanliisim(Düziçi ağzı) Elin beceriksiz olması, birisinin elinden beceriksizce kaza gelmesi.
- elibelindeisimHalı ve kilimlere yapılan, ellerini beline koymuş insan figürünü andıran bir tür motif
- ellamzarf(Sivas, Havza ağzı) herhalde, galiba, Allahüâlem
- ellağamzarfgaliba
- elleñgeçisim(Düziçi ağzı) Yengeç
- elleşmekfiilKarşılıklı temasta bulunmak
- ellikisimEldiven
- eltiisimKadına göre kocasının erkek kardeşlerinin eşlerinden her biri.
- elvanisimrenkler
- elçiisimBir devleti başka bir devlet katında temsil eden kimse; sefir
- emisimilaç, merhem
- emciisimeczacı