Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- salkım saçaksıfatDağınık, düzensiz bir durumda
- salkım söğütisimDalları ve yaprakları yere sarkan bir çeşit söğüt, (Salix babylonica).
- salkım topuisimÇevreye dağılan mermi parçaları atan top
- salkımaisimSalkımak durumu
- salkımakfiilGevşeyip sarkmak, pörsümek
- salkımsısıfatSalkımı andıran
- salkınsıfatSerin.
- sallaifadeYalnızca “sallallahu aleyhi ve sellem” ifadesinde kullanılır.
- sallabaşsıfatBaşı sürekli sallanan
- sallallahu aleyhi ve sellemifadeAllah ona salât etsin ve selâm versin.
- sallamaisimSallamak işi
- sallama çayisimpoşet çay
- sallamakfiildüzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek
- sallamamakfiilÖnem vermemek
- sallamasyonisimAtmasyon, uydurmasyon.
- sallana sallanazarfSallanarak
- sallanabilmekfiilsallanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- sallandırmaisimSallandırmak işi
- sallandırmakfiilsallanmak işini yaptırmak
- sallangaçisim(Düziçi ağzı) salıncak
- sallangeçisimSalıncak
- sallanmaisimsallanmak işi
- sallanmakfiilbağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak
- sallantıisimsallanma işi
- sallantıda bırakmakfiil(bir şeyi) sonuca bağlamamak, savsaklamak
- sallantıda kalmakfiilBir çözüme bağlanmamak
- sallanır sandalyeisimBeşiksandalye
- sallanışisimSallanmak işi veya biçimi
- sallapatisıfatdikkatsizce, kaba saba yapılmış.
- sallapatilikisimSallapati olma durumu