Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- savruluşisimSavrulmak işi veya biçimi
- savruntuisimSavrulurken dökülen kırıntı
- savsaksıfatİşlerine önem vermeyip onları gelişigüzel yapıveren veya daha sonraya bırakan.
- savsaklamaisimSavsaklamak işi, umursama, baştan savma, işi geciktirme, ihmal, ihmalkârlık
- savsaklamakfiilBelirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, ihmal etmek
- savsaklanmaisimSavsaklanmak işi
- savsaklanmakfiilSavsaklanmak işine konu olmak, ihtimal edilmek
- savsaklayışisimSavsaklamak işi veya biçimi
- savsamaisimSavsaklama, ihmal
- savsamakfiilSavsaklamak, ihmal etmek
- savsözisimbir düşünceyi kolayca dışa vurup anlaşılmasını sağlayan kısa ve çarpıcı ifade; slogan
- savt-ı taklidiisimyansıma
- savtisıfatsesçil
- savti şeddeisimvurgu
- savtiyatisimsesbilgisi
- savulmaisimSavulmak işi veya durumu
- savulmakfiilBir şeyden çekinerek bulunduğu yerden uzaklaşmak
- savunmaisimsaldırıya karşı koyma, müdafaa
- savunma mekanizmasıisimStresli veya zararlı durumlarla başa çıkabilmek adına insanlar tarafından bilinçsizce uygulanan herhangi bir psikolojik strateji.
- savunma oyuncusuisimkalecinin önünde yer alan, kaleyi savunan oyunculardan her biri, savunmacı, savunucu, bek
- savunma yapmakfiilHaklı olduğunu ortaya koymaya çalışmak
- savunmakfiilherhangi bir saldırıya karşı [koymak]], saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek
- savunmalıksıfatSavunmaya yarar, tedafüi
- savunmanisimgeniş anlamıyle yargılıklarda, kamusal yerlerde tüze ve yasa uygulamasından doğan uyuşmazlıkları çözümlemek için ilgililerin bütün dayatma ve savunmalarını, tüzeyi uğraşı edinmesi nedeniyle, onlar adına yasalara ve tüzeye uygun olarak yürüten yetkili kişi
- savunmasızsıfatsavunma gücü olmayan
- savunmasızlıkisimSavunmasız olma durumu
- savunuisimSavunma
- savunucuisimbir şeyi savunan kimse, müdafi
- savunuculukisimSavunu yapma işi
- savunulmaisimSavunulmak işi