Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- setisimToprağın kaymasını veya suyun akmasını önlemek için yapılan kalın duvar
- set üstü kutusuisimTelevizyona bağlanan yayın alıcısı
- seterisimUzun tüylü İngiliz köpeği
- setikisimİnce bulgur.
- setirisimBir şeyi örtme, gizleme
- setliçisimİç sürdürücü bir maden suyu
- setreisimEskiden daha çok resmî dâirelerde giyilen, düz yakalı, önü ilikli, etekleri uzunca, Avrupa kesimi bir çeşit çuha ceket.
- setretmeisimSetretmek işi
- setretmekfiilBir şeyi örtmek, gizlemek
- setriavretisimAyıp yerlerini örtme
- sev beni, seveyim seniatasözüSevgi karşılıklı olur.
- sev seni seveni, hâk ile yeksan ise; sevme seni sevmeyeni, Mısır'a sultan iseatasözüToplumdaki yeri ne denli değersiz olursa olsun, seni seveni sev. Toplumdaki yeri ne denli yüksek olursa olsun, seni sevmeyeni sevme.
- sevapisimHayırlı bir davranış karşısında Allah tarafından verildiğine inanılan mükâfat.
- sevaplısıfatSevap kazandıran
- sevdaisimaşk
- sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan oluratasözüSevda ateşi sevgilileri önce kaynaştırır; bir süre sonra söner. Öyle ki başta en büyük mutluluk kaynağı sayılırken, sonra en büyük rahatsızlık etkeni olur.
- sevda çekmekifadeAşık olmak.
- sevdalanmaisimSevdalanmak işi
- sevdalanmakfiilsevdaya tutulmak
- sevdalısıfatsevdaya tutulmuş olan, tutkun, vurgun, âşık
- sevdalıkisimkarşılıklı sevgi
- sevdasına düşmekfiilBir şeyi amaçlamak, başarmaya çalışmak
- sevdiksıfatdost, muhip
- sevdirebilmekfiilSevdirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
- sevdirmeisimSevdirmek işi.
- sevdirmekfiilSevmesini sağlamak
- sevdirtmeisimSevdirtmek işi.
- sevdirtmekfiilSevdirme işini yaptırmak.
- sevebilmeisimsevebilmek işi.
- sevebilmekfiilSevme imkânı veya olasılığı bulunmak: "Bize yararları dokunabilir, biz onları sevebiliriz." -R. Mağden.