Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- tabakçıisimtabak yapan veya satan kişi
- tabakçılıkisimTabakçı olma durumu
- tabanisimAyağın alt yüzü; aya.
- taban basmafiilgüreşçinin bir ayağının tabanıyla, hasmının ayağına basıp eliyle çenesinden ya da
- taban düzeyiisimBir akarsuyun, aşındırma ile erişebileceği en alçak yer
- taban fiyatıisimBir mala, resmî kuruluşlarca konulan fiyatın en alt sınırı, en düşük satış bedeli
- taban halısıisimTabana serilen büyük halı.
- taban tepmekfiilUzun yol yürümek
- taban çekmekifadeGitmek
- tabana kuvvetifadebir yere yayan gitmekten başka çare olmadığını anlatan bir söz
- tabana kuvvet kaçmakifadeYaya olarak çok hızlı bir şekilde koşarak uzaklaşmak.
- tabancaisimelde tutulup ateş edilen, mermileri kabzasında bulunan küçük silah
- tabanca boyasıisimTabanca ile yapılan boya
- tabanca cilâsıisimTabanca ile püskürtülerek yapılan cilâ
- tabancanın dolusu bir kişiyi korkutur, boşu kırk kişiyiatasözüKişi, gücünü kullanarak istediği şeyi elde edebilir. Ama bunu yapmayıp çevreyi eyleme geçme korkusu içinde bırakırsa daha çok şeyler ele geçirir. Nitekim dolu tabanca ile ancak bir kişi vurulabilir. Bunu gören kimseler artık ondan korkmazlar. Ama boş tabancadan herkes korkar. Çünkü dolu sanılır ve kime karşı kullanılacağı bilinmez.
- tabancanın dolusu bir kişiyi, boşu kırk kişiyi korkuturatasözü"Tabancayı,sinirli olunan durumlarda lüzumsuz yere kullanmak sahibinin başına dert açar.Ama tabanca;taşıyan kişinin belinde iken çok kimse bu durumdan ürker" anlamında bir söz.
- tabancaya davranmakfiilAteş etmek için tabancayı bulunduğu yerden almaya kalkışmak
- tabanları kaldırmakfiilKoşarak kaçmak
- tabanları patlamakfiilÇok yürümekten, çok ayakta durmaktan aşırı yorulmak
- tabanları yağlamakifadeGizlice hızla kaçmak, sıvışmak.
- tabanlısıfattabanı olan
- tabanlıkisimÜzerine rayların yerleştirildiği, yere enine konulmuş demir veya ağaç parçaların her biri.
- tabansızisimkorkak
- tabansızlıkisimTabansız olma durumu
- tabanvayzarfYayan
- tabanvayla gitmekifadeYürümek
- tabanı yanmış it gibiifadeAcele ve telaşla bir o yana bir bu yana hızlı ve sürekli, gidip gidip gelmek.
- tabanıyarıksıfatKorkak, güven vermeyen kimse
- tabasbusisimYaltaklık
- tabasbus etmekfiilYaltaklanmak