Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- talaş kebabıisimTalaş böreği
- talaşlamaisimTalaşlamak işi
- talaşlamakfiilTalaş dökmek
- talaşlanmaisimTalaşlanmak işi.
- talaşlanmakfiilTalaş dökülmek
- talebisimistem
- talebeisimöğrenci
- talebelikisimöğrencilik
- talepisimbir kişiden bir şeyi yapmasını veya yapmasını isteme, istem, dileme
- talep etmekfiilistemde bulunmak
- talep teorisiisimDiğer faktörler sabitken fiyat artınca talebin azalması veya fiyat düşünce talebin artması; taleple fiyatın ters orantılı olması.
- talepnameisimİstek bildiren belge.
- talisıfatikincil.
- tali bayiisimalt bayi.
- tali cümleisimyantümce
- tali yolisimana yola bağalanan ve trafik bakımından daha az yoğunluğu olan yol.
- taligaisimAt arabası
- taligatörisim(argo) şoför, sürücü
- talihisimbaht
- talih kuşuisimdevlet kuşu
- talih oyunuisimönceden ödeme yapılıp daha sonra şansa dayalı olarak para kazanılan piyango, loto, spor toto, at yarışı gibi oyunlar, şans oyunu
- talihi yar olmakifadeŞansı yardım etmek
- talihi yaver gitmekfiilTalihi iyi olmak, işi yolunda gitmek
- talihin kucağına atılmakfiilKendi kaderine boyun eğmek
- talihine küsmekfiilKötü bir durum veya olayla karşılaşıldığında yalnızca talihi suçlamak
- talihlisıfattalihi iyi olan, bahtı açık olan, şanslı
- talihsizsıfatTalihi ters olan, talihi kötü olan, şanssız, bahtsız (kimse).
- talihsiz hacıyı deve üstünde yılan sokaratasözü"Düşündüğünü uygulaması nasip olmayacak kişinin karşısına, hatıra hayale gelmeyen engeller çıkar" anlamında bir söz.
- talihsizlikisimtalihsiz olma durumu, talihi olmama durumu, şanssızlık, bahtsızlık
- talikisimAsma, yukarı kaldırma