Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- tavazzuhisimAçıklık kazanma, aydınlanma
- tavazzuh etmekfiilAydınlanmak, açıklık kazanmak, belirli duruma gelmek
- tavcıisimBirini kandırarak, yüze gülerek aldatan (kimse).
- tavcılıkisimTavcı olma durumu
- tavernaisimÇalgılı meyhane
- tavernacıisimTaverna işleten kimse
- tavhaneisimYoksul hastaların iyileştikten sonra nekahet dönemini geçirdikleri hayır kurumu.
- tavikisimAlıkoyma, geciktirme, tehir
- tavilisimuzun
- tavizisimÖdün, ödünleme
- taviz vermekfiilödün vermek
- tavizciisimÖdüncü
- tavizcilikisimÖdüncülük.
- tavizkârsıfatÖdün veren
- tavkisimBoyunduruk
- tavlaisimat ahırı
- tavla atmakifadeTavla oynamak
- tavlacıisimAt beslenen tavlaya bakan kimse
- tavlamaisimtavlamak işi
- tavlamakfiilİşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek.
- tavlandırmakfiilBüyük sıkıntı, üzgü, eziyet
- tavlanmaisimTavlanmak işi
- tavlanmakfiilTavlamak işi yapılmak
- tavlısıfatTavlanmış, tavı olan, tav verilmiş
- tavsamaisimtavsamak işi
- tavsamakfiilbir iş, bir durum vb.nin gücünü, hızını kaybetmesi
- tavsatmaisimTavsatmak işi
- tavsatmakfiilTavsamasına sebep olmak, yavaşlatmak, gevşetmek
- tavsifisimNitelendirme, niteliklerini söyleme.
- tavsif etmekfiilNitelendirmek, niteliklerini söylemek