Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- tezgâhlanmaisimTezgâhlanmak işi
- tezgâhlanmakfiilTezgâhlamak işine konu olmak
- tezgâhtarisimkahve, gazino ve mağaza gibi yerlerde tezgâhta duran, satış yapan kimse
- tezgâhtar ağzıisimBir şeyi beğendirmek için fazlaca konuşma, gereksiz övme
- tezgâhtarlıkisimTezgâhtar olma durumu, tezgâhtarın işi
- tezgâhtarlık etmekfiilBir şeyi beğendirmeye çalışmak için fazlaca konuşmak, lüzumsuz yere övmek, methetmek
- tezgâhçıisimTezgâh yapıp satan kimse
- tezgâhçılıkisimTezgâhçı olma durumu
- tezgâhı kurmakfiilIşe başlamak üzere çalışma araçlarını hazırlamak, çalışmaya başlamak
- tezhipisimbezeme, süsleme
- tezhipçiisimTezhip yapan kimse
- tezhipçilikisimTezhipçi olma durumu
- tezkereisimpusula.
- tezkere almakfiil(asker için) askerlik görevini tamamlayarak bunu bildiren bir belge almak
- tezkere bırakmakfiilAskerlik görevini bitirdiği hâlde orduda çalışmasını sürdürmek, orduda kalmak
- tezkereciisimAskerlik ödevini tamamlamış, terhis olmuş er
- tezkerecilikisimTezkereci olma durumu
- tezkeresini eline vermekifadeAskerlikten terhis olmak.
- tezkireciisimTezkereci
- tezkiyeisimTemize çıkarma, aklama
- tezkiyesi bozuksıfatDoğruluğuna güvenilmez (kimse)
- tezkiyesini düzeltmekfiilAhlâkça kötü tanınmışken durumunu düzeltmek
- tezlemeisimTezlemek işi veya durumu
- tezlemekfiilBir şeyi çabuklaştırmak
- tezleşmeisimTezleşmek işi
- tezleşmekfiilÇabukluk kazanmak, çabuklaşmak
- tezleştirmeisimTezleştirmek işi.
- tezleştirmekfiilBir işi çabuklaştırmak, acele ettirmek
- tezlisıfatTezi olan, bir iddia ileri süren
- tezlikisimTez olma durumu, tezleşme