Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- yol atasıisimBağlanılan tarikat veya fütüvet büyüğü, mürşit
- yol ayrımıisimyoların birbirinden ayrıldığı yer
- yol azmakfiilyolunu şaşırmak
- yol azığıisimyolluk
- yol açmakfiilyol yapmak
- yol ağzıisimBir yolun başlangıcı veya bir yolun başka yollarla kesiştiği yer
- yol bağlamakfiilyol kesmek
- yol belisimGeçilen yer, yol
- yol bilen kervana katılmazatasözüBir işi kendi başına yapabilecek olan, başkalarının yardımına gereklik duymaz.
- yol boyuisimKara yolunda kenar
- yol boyuncazarfYolun ilerisinde; ileride, gelecekte.
- yol bulmaksıfatulaşmak erişmek
- yol erkânisimUsul, yöntem, davranış bilgisi
- yol etmekfiilO yere sık sık gitmek
- yol evlâdıisimYol arkadaşı
- yol gitmekfiilİlerlemek
- yol göstermeisimkılavuzluk
- yol göstermekifadeKılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek.
- yol gözlemekfiilbir şeyin olmasını ummak, beklemek
- yol halısıisimyolluk
- yol iz bilmekfiilGideceği yolu ve yeri bilmek
- yol izlemekfiilKılavuzluk etmek, yol göstermek, rehberlik etmek.
- yol işaretiisimYarış yolunda, yol gösteren oklar veya levhalar
- yol kesmekifadeIssız bir yerde önüne çıkarak soygun yapmak, kanunsuz iş yapmak.
- yol kilimiisimDar ve uzun olarak dokunmuş kilim türü
- yol parasıisimYolculuk sırasında harcanmak için ayrılmış para.
- yol sormakla bulunuratasözü"Bir işe doğru başlamak için bilmediklerimizi sormak, öğrenmek lazımdır" anlamında bir söz.
- yol tasıisimsefer tası
- yol tepmekfiilÇok uzun bir süre yürümek
- yol tutmakfiilYaşayış ve davranışını kendine göre bir düzende sürdürmek