Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- zendostlukisimZamparalık
- zeng vurmakfiiltelefon etmek
- zenginsıfatparası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı
- zengin arabasını dağdan aşırır, fakir düz ovada yolunu şaşırıratasözü"Zengin, para gücüyle güçlükleri yenerken, yoksul, parasızlık nedeniyle en kolay bir işi bile başaramaz." anlamında bir söz.
- zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırıratasözüZengin, para gücüyle en zor işleri başarır. Züğürt, parasızlık yüzünden, en kolay işi başaramaz.
- zengin erkiisimErkin, zengin sınıfta toplanmış olduğu hükümet biçimi
- zengin giyerse sağlıcakla, fakir giyerse nerden buldu ki derleratasözüZenginin gösterişli giysiler giymesi doğal karşılanır. Fakirin düzgünce giyinmesi yadırganır,çok görülür.
- zengin istemciisimİşlemlerin çoğunu kendi üzerinde gerçekleştiren istemci.
- zengin kesesini döver, züğürt diziniatasözüBir işi yapmak gerektiği zaman, zengin işte para diye kesesini döver. Züğürt ise, yapmak istediği işi parasızlık yüzünden yapamayacağı için dizini döver.
- zengin kesesini, züğürt dizini döveratasözüZengin insanlar yaşadıkları sorunları paralarıyla çözerler.Fakir kişiler ise yeterli paraları olmadığından dertlerine çare bulamazlar, Istırap ve sıkıntı çekerler
- zengin silkinse fakir bay oluratasözüZengin, kazancının küçük bir parçasını verse fakir gönenir, zenginleşmiş gibi olur.
- zenginin azığını, kürk giyer yaz günüatasözüPara, kimi kişileri gösterişe ve budalaca savurganlığa sürükler.
- zenginin basması ipekli görünüratasözüZengin kişilerin giydikleri, yedikleri en pahalısından seçilmiş zannedilir.
- zenginin horozu bile yumurtlaratasözüParalı kişi, kısır sanılan işlerden bile kar sağlama yolunu bulur.
- zenginin iki dünyası da mamurduratasözüVarlıklı kişi, bu dünyada gönlünce yaşar. İbadet sayılan, yoksullara, hayır işlerine yardımlarıyla da öbür dünya rahatını sağlar.
- zenginin malı züğürdün çenesini yoraratasözüBirinin zenginliğinden çok söz etmenin gereksizliğini, yersizliğini belirtmek için söylenir.
- zenginlemekfiilZengin hale gelmek
- zenginleşmeisimZenginleşmek durumu
- zenginleştirilmiş kütüphaneisimÇalışma, dinlenme, oyun vb. etkinliklerin yapılabileceği, estetik, kullanışlı tasarımlara sahip, elektronik ve basılı kaynakların yer aldığı kütüphane ortamı; z-kütüphane.
- zenginleştirmeisimZenginleştirmek işi.
- zenginleştirmekfiilzengin duruma getirmek, zenginleşmesini sağlamak
- zenginlikisimzengin olma durumu, varlıklılık
- zenitisimgeniş anlamda, zenit belli bir yerin üzerindeki bir noktayı doğrudan belirtmektir, başucu noktası
- zenneisimkadın
- zenneciisimKadın eşyası satan kimse
- zennelikisimKadınların işine yarayan eşya
- zenofobiisimyabancılardan korkma
- zeplinisimhava gemisi
- zeraventisimİkiçeneklilerden, çok yıllık, otsu veya çalı biçiminde, çiçekleri koyu kahverengi, pis kokulu, 70-80 cm boyunda ince saplı tırmanıcı bir bitki.
- zerdisimsarı