Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- alma yetimin ahını, çıkar aheste ahesteatasözüGüçsüz ve hakkı yenmiş kişiye yapılan kötülük cezasız kalmaz; karşılığı er geç görülür.
- altın eşik, gümüş eşiğe muhtaç oluratasözüİnsan ne kadar güçlü ya da varlıklı olursa olsun, zaman zaman başkalarının yardımına ihtiyaç duyar.
- acı söz insanı dininden çıkarır, tatlı söz yılanı deliğinden çıkarıratasözüKırıcı söz insanı çok öfkelendirebilir; tatlı dil ise en zor kişiyi bile yumuşatabilir.
- saniyeisimdakikanın altmışta biri zaman dilimi
- aç tavuk rüyasında kendini buğday ambarında görüratasözüİnsan, en çok özlemini duyduğu ya da ihtiyaç duyduğu şeyi düşünde görür.
- altın yere düşmekle pul olmazatasözüDeğerli bir kişi ya da şey, bulunduğu yer veya yaşadığı olumsuzluk yüzünden değerini yitirmez.
- gizlicezarfKimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak; el altından, uğrun, zuladan.
- âdemoğlu hilebazdır, kimse bilmez fendini; her kime rağbet edersen, sakın andan kendiniatasözüİnsanların hilelerini önceden kestirmek zordur; değer verdiğin kişiye karşı bile temkinli ol.
- misisimGüzel koku
- kavuniçiisimPembeye çalan sarı renk.
- mapaisimucu halkalı cıvata
- acemi marangozun talaşı tahtasından çok oluratasözüBir işe yeni başlayan kişi, deneyimsizliği yüzünden çok malzeme ve emek harcar; işi verimsiz yapar.
- ateş düzene girdi, hamur bitti; işler düzene girdi, ömür bittiatasözüBir iş yoluna girene kadar çok zaman geçebileceğini, işler düzeldiğinde kişinin ömrünün tükenmiş olabileceğini anlatır.
- fizibiliteisimYapılabilirlik
- bizzatzarfKendi, kendisi, şahsen
- manolyaisimManolyagillerden, yaprakları almaşık, iri ve parlak yeşil renkte bir süs ağacı (Magnolia grandiflora)
- katedralisimbaşkilise
- ciğaraisimSigara
- gammazlıkisimGammazın işi, fitnecilik, kovculuk
- hâsılaisimBir işten elde edilen sonuç
- potinisimKoncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı.
- heyecanlandırtmakfiilBirine, başka birini heyecanlandıracak, coşturacak veya heyecanlandıracak birini buldurmak.
- uyarımisimBir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki
- dökümcüisimmakine parçalarına ait modelleri döküm kumu içine kalıplayan ve ergitilen maden ya da alaşımlarını, hazırlanmış kalıplara veya metal kalıplar içerisine döken, döküm sonucu parçalar üzerinde oluşan fazla kısımları çeşitli yöntemlerle temizleyerek düzelten nitelikli kişi
- orkestralamaisimBir çalgı topluluğu için yazılmış parçanın notalarını, çalgıların tını farklarını göz önünde tutarak, bu topluluğu oluşturan çalgılar arasında paylaştırma sanatı
- hortlamaisimHortlamak işi
- zorlamakfiilbirine bir şey yaptırmak amacıyla güç kullanmak, boyun eğdirmeye çalışmak, zor kullanmak, mecbur etmek
- lutrisimSu samuru
- akliyeisimakıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu
- bacakisimVücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü.