Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- öğütisimbir kişiye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat, akıl
- öğütlemeisimöğütlemek işi, nasihat
- öğütlemekfiilbirine bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını salık vermek, tavsiye etmek
- öğütlükisimKendisinden bir ahlâk dersi çıkarılan kısa hikâye.
- öğütmeisimöğütmek işi
- öğütme haznesiisimMutfaklarda yemek artıklarını atık su borusuna aktarmadan önce küçük parçalara ayıran, evyeye bağlı araç
- öğütmekfiiltane durumundaki nesneleri bir araçla ezerek un durumuna getirmek
- öğütçüisimÖğüt veren kimse, nasihatçi
- öğütçülükisimÖğütçü olma durumu
- öğütücüsıfatÖğütme özelliği olan
- öğütücü dişisimAzı dişi, azı
- öğütülmeisimöğütülmek işi
- öğütülmekfiilöğütme işine konu olmak
- öğütülüşisimÖğütülme işi.
- öğütüşisimÖğütmek işi veya biçimi
- öğüşsıfatÇok.
- öşürisimOndalık
- öşürcüisimÖşür alan, toplayan görevli
- ûdiğeru harfinin düzeltme işareti ile kullanımı
- üdiğerTürk alfabesinin 26. harfi
- ü.kısaltmaÜnlem
- üceisimYüce
- ücrasıfatçok Uçta, kenarda veya kıyıda köşede olan
- ücretisimiş gücünün karşılığı olan ve çalışanlara yaptıkları işin bedeli olarak ödenen para veya mal, emeğin bedeli
- ücretlendirmeisimÜcretlendirmek işi
- ücretlendirme makinesiisimPosta işlemlerinde zarfların üstüne pul yerine ücreti gösterir damga basan makine
- ücretlendirmekfiilBir malın, bir işin ücretini belirlemek rayicini tayin etmek
- ücretliisimücretle çalıştırılan kişi
- ücretli askerisimparalı asker
- ücretli kölelikisimkişilerin yaşamlarını sürdürmek için belli bir ücret karşılığı çalışmak zorunda olması durumunda kullanılan bir terim, maaşlı kölelik