Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- ülserisimSindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha
- ültimatomisimbir devletin başka bir devlete verdiği ve hiçbir tartışma veya karşı koymaya yer bırakmaksızın, tanıdığı sürede isteklerinin yerine getirilmesini istediği nota
- ültimatom vermekfiilNota vermek, istekleri sert bir biçimde bildirmek
- ültimatomsusıfatÜltimatom tarzında ültimatoma benzer
- ültra-diğer=-in üstünde (Lat. koşaç)
- ültramodernisimçağüstü
- ültrasonisimİnsan kulağının alamayacağı nitelikte olan yüksek frekanslı ses titreşimi
- ültraviyoleisimmorötesi
- üluhiyetisimTanrısallık.
- ülûhiyetisimTanrılık vasfı, tanrısallık
- ülükisimemzik.
- ülüşisimkesilen hayvanın etinden alınan pay
- ümeraisimbuyurucular, beyler, amirler
- ümid etmekfiilUmmak, umut etmek.
- ümide düşmekfiilGerçekleşmesine, olacağına inanmak
- ümide kapılmakfiilOlacağını düşünmek, hayal etmek
- ümidi boşa çıkmakfiilBeklentisi, umudu gerçekleşmemek
- ümidi boşa çıkmamakifadeBeklediğini,umduğunu bulmak
- ümidi suya düşmekfiilUmudu kalmamak
- ümidi sönmekfiilUmudu kalmamak
- ümidini kesmekifadeUmudunu kırmak.
- ümitisimümit etmekten doğan emniyet hissi
- ümit bağlamakfiilOlmasını, olacağını ummak
- ümit bırakmakfiilBir kimsede umut uyandırmak, umut vermek
- ümit dünyasıisimGerçekleşmesi çok zor olan şeyleri ummanın hoş görülmesi gerektiğini belirtir
- ümit etmeisimumma
- ümit etmekfiilummak
- ümit etmemeisimummama
- ümit serpmekfiilUmutlandırmak
- ümit uyanmakfiilUmut doğmak, umut belirmek