İçeriğe geç
2Wsözlük

Biyografi

Abdülahad Nûrî

1594 – 1651 · Tasavvuf şiiri (Halvetî-Sivâsî geleneği)

17. yüzyıl mutasavvıf şairi; Sivas'ta doğdu, İstanbul'da öldü, Halvetî-Sivâsî çevresinde tasavvufi şiirler yazdı.

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram

Abdülahad Nûrî kimdir?

Abdülahad Nûrî, 17. yüzyılda yaşamış mutasavvıf şairler arasında adı öne çıkan isimlerden biridir. Kaynaklarda Evhadüddin lakabıyla, Ebü'l-Mekârim künyesiyle ve Nûrî mahlasıyla anılır. Şiirlerinde tasavvufi düşünceyi işleyen bir sanatçı olarak, dönemin dinî ve edebî çevreleriyle iç içe bir hayat sürmüştür. Türk edebiyatı tarihinde daha çok tekke şiiri geleneği içinde değerlendirilir; divanı ve tasavvufi içerikli manzumeleriyle tanınır.

Hayatına dair bilgiler büyük ölçüde ailesi ve yakın çevresi üzerinden şekillenir. 1594'te Sivas'ta doğduğu belirtilir. Dedesi, Sivas müftüsü Ebü'l-Berekât İsmail Efendi'dir ve bu zat Şemseddin Sivâsî'nin kardeşidir. Babası kadı Muslihuddin Mustafa Safayî Efendi, annesi ise Şemseddin Sivâsî'nin büyük kardeşi Muharrem Efendi'nin kızı Safa Hatun'dur. Bu soy bağı, onun Sivâsî ailesiyle ve dolayısıyla Halvetîliğin Sivas kolunun önde gelen temsilcileriyle yakından ilişkili olduğunu gösterir. Aile çevresinin ilim ve tasavvuf bakımından zengin oluşu, yetişmesinde belirleyici rol oynamıştır.

Abdülahad Nûrî'nin eğitimi ve manevi hayatı da bu aile ortamından bağımsız düşünülemez. Şemseddin Sivâsî'nin kurduğu çevrede yetişmiş, tasavvuf terbiyesini bu geleneğin içinde almıştır. Hayatının önemli bir bölümü Sivas ve çevresinde geçmiş, ardından İstanbul'a gelerek buradaki ilmî ve tasavvufi muhitlerde bulunmuştur. 1651'de İstanbul'da vefat ettiği kaydedilir. Doğum yeri ve yılı ile ölüm yeri ve yılı dışındaki ayrıntılar, özellikle seyahatleri ve görevleri konusunda kaynakların sınırlı bilgi sunduğunu belirtmek gerekir.

Sanatı bakımından Nûrî, tasavvuf şiirinin klasik ölçüleri içinde üretmiş bir şairdir. Şiirlerinde ilahî aşk, tevhid, varlık birliği, dünyanın geçiciliği ve nefsin terbiyesi gibi tekke edebiyatının temel konularını işler. "Yanmakdan Usanmazam Pervâne miyem Bilmem" ve "Semâdan Sırr-ı Tevhîdi Duyan Gelsin Bu Meydana" gibi başlıkları, onun pervaneyi ve semayı merkeze alan, mecazla örülmüş tasavvufi anlatımını yansıtır. "Ey dil bize ver bir haber" başlıklı şiiri ise hitap üslubunun ve gönül dilinin tipik bir örneği olarak dikkat çeker. Vezin ve nazım biçimleri konusunda divan şiiri kalıplarına bağlı kaldığı, dilinin yer yer ağır ve terkipli olmakla birlikte anlaşılır bir tasavvufi söyleyiş taşıdığı söylenebilir.

Eserleri arasında en bilineni divanıdır; şiirleri burada toplanmıştır. Bunun yanında tasavvufi içerikli mensur veya manzum risaleler kaleme aldığı bilinmektedir. Ancak bu eserlerin tam listesi ve nüshaları konusunda ihtiyatlı olmak gerekir; zira kaynaklarda eserlerinin sayısı ve adları üzerine ayrıntılı ve kesin bir döküm sunulmaz. Şiirlerindeki başlıklardan hareketle onun hem aruzla hem de heceyle yazdığı örneklerin bulunup bulunmadığı tartışılabilir; elimizdeki bilgiler daha çok divan şiiri çizgisinde bir şair olduğunu destekler niteliktedir.

Etkisi ve mirası bakımından Abdülahad Nûrî, Sivâsî ailesinin edebî ve tasavvufi geleneğinin 17. yüzyıldaki temsilcilerinden biri olarak anılır. Tekke şiiri araştırmalarında adı, Halvetî çevrelerde yetişen şairler arasında geçer; şiirleri tasavvufi edebiyatın ders kitaplarına girmiş örnekleri arasında sayılmasa da ilgili edebiyat tarihi ve ansiklopedi çalışmalarında kendine yer bulmuştur. Onun mirası, daha çok aile geleneğinin sürekliliği ve tasavvufi şiirin 17. yüzyıldaki seyrine katkısı üzerinden değerlendirilir. Hayatı ve eserleri hakkında ayrıntılı bilgiler sınırlı olduğundan, hakkındaki değerlendirmelerde rivayet ile belgeyi ayırma kaygısı her zaman gözetilmelidir.

Bu biyografi, Vikipedi bilgilerinden yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; hatalı bir bilgi görürseniz bize yazın.

Abdülahad Nûrî eserleri

Sitemizde Abdülahad Nûrî adına kayıtlı 3 eser; tam metinleri ve eski kelimelerin anlamlarıyla.