İçeriğe geç
2Wsözlük

Şiir

Semâdan Sırr-ı Tevhîdi Duyan Gelsin Bu Meydana

Abdülahad Nûrî · Abdülahad Nûrî kimdir?

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Semâdan sırr-ı tevhîdi duyan gelsin bu meydâne Derûnîce bugün Allâh diyen gelsin bu meydâne Görenler nûr-ı Gaffâr’ı duyanlar sırr-ı Settâr’ı Cihânda şîşe-i ârı kıran gelsin bu meydâne Salâdır ehl-i irfâne getirsin cânı kurbâne Bugün başını merdâne koyan gelsin bu meydâne Geçip bu âb ile gilden dahî cümle heyâkilden Bu dünyâ nakşını dilden yuyan gelsin bu meydâne Gönül maksûdunu buldu cihân envâr ile doldu Bugün Nûrî imâm oldu uyan gelsin bu meydâne

Şiir açıklaması

Şiir, tevhid sırrını duyan ve Allah’ı içtenlikle anan kişileri “meydan”a çağırır. Buradaki meydan, ortak bir manevi buluşma alanı gibi sunulur. Şair, irfan sahibi olanlara seslenerek gönülden bağlılığı ve dünyaya ait şeylerden arınmayı öne çıkarır.

“Görenler nûr-ı Gaffâr’ı” dizesindeki Gaffâr, kullarının günahlarını affeden, bağışlayan anlamındadır; bu imge şiire bağışlanma ve aydınlanma düşüncesi katar. “Bu dünyâ nakşını dilden yuyan” sözü, dünya görüntülerinin gönülden silinmesine yönelik bir çağrıdır. Metindeki “merdâne” sözcüğünün verilen sözlük anlamı silindir biçimindeki alettir; bu anlam, dizedeki kullanımını açıkça aydınlatmadığından ayrıca yorumlanamaz.

Son kıtada gönlün aradığını bulduğu, cihanın ışıkla dolduğu anlatılır; Nûrî’nin imam oluşuyla birlikte uyanma çağrısı yinelenir. Böylece şiir, gönlün arınmasını ve manevi uyanışı temel düşünce olarak işler.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

gaffar
kullarının günahlarını affeden, bağışlayan
merdane
Türlü işlerde kullanılan, silindir biçimindeki alet.

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)