Biyografi
Âdile Sultan
1826 – 1899 · Divan şiiri
II. Mahmut'un kızı, Abdülmecid'in kız kardeşi; Divan şiiri geleneğinde yazan Osmanlı saray şairi.
Âdile Sultan kimdir?
Âdile Sultan, 19. yüzyıl Osmanlı saray çevresinde yetişmiş bir Divan şairidir. Türk edebiyatındaki yeri daha çok hanedan mensubu bir kadın şair olarak belirginleşir; sarayda aldığı eğitim ve şiirle kurduğu ilişki, onu dönemin edebî hayatının kıyısında ama dikkate değer bir figürü hâline getirir. Şiirlerinde klasik Divan estetiğinin kalıplarını sürdüren, bununla birlikte yaşadığı ağır kayıpların etkisini dizelerine taşıyan bir şair olarak anılır.
Âdile Sultan 1826 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Sultan II. Mahmut, annesi ise padişahın eşlerinden Zernigar Sultan'dır. Babasının sanata, özellikle hat ve musikiye yakın ilgisi, saray atmosferinin kültürel yönünü besleyen bir ortam oluşturmuştur. Âdile Sultan bu çevrede iyi bir eğitim gördü; sarayın sunduğu imkânlarla edebiyat ve şiirle erken yaşta tanıştı. Hayatının dönüm noktalarından biri, Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa ile evlenmesidir. Mehmet Ali Paşa daha sonra sadrazamlığa yükselmiş, böylece Âdile Sultan hem hanedan hem de devlet yönetiminin üst kademesiyle iç içe bir hayat sürmüştür.
Ne var ki hayatı ardı ardına gelen kayıplarla gölgelendi. Önce üç çocuğunu, ardından eşi Mehmet Ali Paşa'yı, son olarak da genç kızı Hayriye Hanım Sultan'ı kaybetti. Bu ölümler onu derinden sarstı; yoğun bir kedere gömülen Âdile Sultan, Nakşibendi tarikatına yöneldi. Tasavvuf, hayatının son döneminde hem manevi bir sığınak hem de şiirinin beslendiği bir kaynak oldu. 12 Şubat 1899'da vefat etti. Mezarı Eyüpsultan'da, Bostan İskelesi yakınındaki türbede, eşi Mehmed Ali Paşa'nın mezarının yanındadır.
Sanatı bakımından Âdile Sultan, Divan şiiri geleneğine bağlı bir şairdir. Şiirlerinde klasik mazmunlar, aşk, keder ve tasavvuf temaları öne çıkar. Aşkın çilesini, âşığın çektiği cevri ve ilahî aşkın bütün varlığı kuşatmasını işleyen dizeleri, onun hem dünyevi hem de mistik bir duyuşla yazdığını gösterir. Aruz vezniyle, Divan edebiyatının alışılmış nazım biçimleri çerçevesinde şiirler kaleme almıştır. Dili, dönemin Divan şiiri dil anlayışına uygun biçimde ağır ve süslüdür. "Duymayın can ü gönül dostuma pinhan gideyim", "Aşkta kanun imiş âşıklara cevr eylemek" ve "Aşktır min-evvel ilâ âhir kevn ü mekân" gibi başlıkları, onun aşk ve tasavvuf eksenindeki şiir anlayışını yansıtır.
Başlıca eseri, şiirlerini bir araya getiren divanıdır. Şiirleri dışında, hayır işleriyle de anılan Âdile Sultan Dudullu'da bir çeşme yaptırmıştır; bu çeşme günümüzde Alemdağ Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Şairliği, dönemin kadın şairleri Leylâ ve Fıtnat hanımlarla kıyaslandığında yetenek ve teknik bakımdan daha geride değerlendirilse de, eserleri Osmanlı tarihine tuttuğu ışık bakımından ayrıca önem taşır. Saray çevresinden bir kadının şiirle uğraşması, dönemin edebî ve kültürel hayatına dair değerli ipuçları sunar.
Etkisi ve mirası açısından Âdile Sultan, Osmanlı hanedanından gelen bir kadın şair olarak edebiyat tarihimizde kendine özgü bir yer tutar. Şiirlerinin edebî değeri tartışmalı olsa da, hem saray kültürünün sanata bakışını hem de 19. yüzyılda kadın şairlerin varlığını göstermesi bakımından kayda değerdir. Ardında bıraktığı divan, türbesi ve hayır eserleri, onun edebî ve toplumsal kimliğini birlikte hatırlatan unsurlar olarak yaşamaya devam etmektedir.
Bu biyografi, Vikipedi bilgilerinden yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır; hatalı bir bilgi görürseniz bize yazın.
Âdile Sultan eserleri
Sitemizde Âdile Sultan adına kayıtlı 3 eser; tam metinleri ve eski kelimelerin anlamlarıyla.