İçeriğe geç
2Wsözlük

Fıkra

Al Elimi

Nasreddin Hoca

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Bir gün Nasreddin Hoca, dostları ile birlikte kıra pikniğe gitmiş. Bir dere kenarında gezerlerken, içlerinden biri derin olan dereye yuvarlanıvermiş. Yüzme de bilmediğinden sulara dalıp dalıp çıkmaya ve boğulma alametleri göstermeye başlamış. Arkadaşları ellerini uzatarak onu kurtarmak istemişler. – Ver elini! Ver elini! diye seslenmişler. Ama deredeki kişi oralı bile olmamış. Neredeyse boğulup gidecekmiş. Birden Nasreddin Hoca devreye girmiş. Hemen kolunu sıvamış. Derenin kenarına varıp elini uzatmış. – Al elimi! diye seslenmiş. Boğulmak üzere olan adam, bu söz üzerine hemen Hocanın eline sarılmış. Hoca da arkadaşlarının yardımıyla onu rahatça çekerek sudan çıkarmış. Herkes bu işe şaşıp kalmış. Nihayet içlerinden biri dayanamayıp: – Hoca, bu adam niçin hiçbirimizin elini tutmadı da, senin elini tuttu, diye sormuş. Nasreddin Hoca gülerek şu cevabı vermiş: – Siz onu benim kadar tanımadığınız için nasıl sesleneceğinizi bilemediniz. O, cimrinin tekidir. Hayatında hiçbir şey vermeye alışmamıştır. Kendisine: “Ver elini!” diye seslendiğiniz vakit, aldırış etmemesi o yüzdendir. Buna karşılık ne bulursa almaya can atar. Ben onun bu huyunu iyi bildiğim için: “Al elimi!” dedim. Gördüğünüz gibi hemen yapışıverdi.

Fıkra açıklaması

Nasreddin Hoca, dostlarıyla kıra pikniğe gider. Bir dere kenarında gezerlerken içlerinden biri derin suya düşer. Yüzme bilmediği için boğulma tehlikesi geçirir. Arkadaşları ona yardım etmek için “Ver elini!” diye seslenir, fakat adam onların çağrısına karşılık vermez. Hoca ise durumu fark edip elini uzatır ve “Al elimi!” der. Adam hemen Hoca’nın eline sarılır; Hoca da arkadaşlarının yardımıyla onu sudan çıkarır.

Fıkranın nüktesi, aynı yardım isteğinin “ver” yerine “al” sözüyle dile getirilince sonuç vermesindedir. Hoca, adamın cimri olduğunu ve hayatında bir şey vermeye alışmadığını söyler. Buna karşılık, alabileceği bir şey gördüğünde hemen davrandığını bildiği için sözünü onun bu huyuna göre seçmiştir. Böylece adamın elini tutmasını sağlayıp onu tehlikeden kurtarır.

Fıkra, insanları tanımanın ve onlarla iletişim kurarken sözleri duruma ve kişiye göre seçmenin önemini mizahi bir olayla anlatır. Hoca’nın dikkati ve pratik yaklaşımı, kurtarma işinin başarılı olmasını sağlar. Anlatı, cimriliği de eleştirir: Adam, “ver” çağrısına aldırış etmezken kendisine “al” denince hemen harekete geçer. Ancak Hoca’nın amacı onu yargılamak değil, bu özelliğini anlayıp yaşamını kurtarmaktır.

Açıklama, sözlükteki tanımlardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmıştır.

Metindeki kelimelerin anlamları

hoca
İslam'da din görevlisi
adam
İnsan
boğulmak
boğma işine konu olmak.
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
aldırış
aldırmak işi
birlikte
bir arada, beraberce, hep beraber
karşılık
davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele
herkes
(belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat
üzerine
üstüne
birden
bir defada
kurtarmak
Bir canlıyı bir felâketten tehlikeden veya zor durumdan uzaklaştırmak
neredeyse
Bir işin, hareketin, olayın gerçekleşmesi anının yaklaştığını anlatan bir söz; az daha, bayağı, kıl payı, âdeta, handiyse.
boğulma
boğulmak eyleminin mastarı

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)