İçeriğe geç
2Wsözlük

Hikâye

Evlilik Başa Bela'nın öyküsü

Anonim

Paylaş:WhatsAppXFacebookTelegram
Eski zamanlarda Urfa’da zengin bir tüccar varmış. Bu tüccar gayet dürüst ve alış verişi sağlam bi kimseymiş. Evlenmiş, gelin geldığtan soyna tüccarın umduğu kimin çığmamış. Gelinin ahlâkı çok düzgün olduğu kadar o derece çirkinmiş. Kocasına çirkinliğını örtmağ üçün çok itaat edermiş. Fakat tüccar bi türlü bu geline kaynamamış. Anasına babasına da bi şey söliyememiş. Dayma düşünürmüş. Bunun da sebebi, öteden belli Urfa’da bir âdet vardır, oğlan evlenmağ çağına geldi mi, oğlanın anası ve babası oğullarını evlendirmağ üçün, konuşur karar verirler. Bu hususta kızın gözellığı aranmaz. Kızın aslı, huyu aranır. Onun üçün bi çok gençler evlendığtan bi müddet geçtığtan soyna boşanmışlar. Bu tüccar avradından bi zevk almadığı üçün erken kağar kahveye gider. Bi gecesinde kendinden her zaman erken gelen bir müşteriye, “Yahu ben ne kadar erken gelmag istisem seni benden evvel gelmiş göriyem. Bunun sebebi nedir?” O müşteri de heç tereddüt etmezden. “Kardaş benim iki tane avradım var. Seher oyanır oyanmaz birisi sakomu geydiri, biri şalvarımı geydiri. Ayakkabım zatan çütlenmiş hemen geyip erken burıya geliyem.” Tüccara sen ne acep dayma ikinci olisan demiş. Tüccar da başından geçen meseli aynadır. Müşteri, “Allah işi rast getire. Sen de bir daha evlen, bi avrat daha al. Benim kimin rahat edersen,” demiş. Bu nasihat tüccarın kafasına yatar, eve geldığında avradından gizli olarağ meseli anasına aynadır. Anası, babasından konuşur. İkisi de karar verirler. Tanınmış bi ailenin gözzel bi kızını alırlar. Tüccar ikinci defa evlenir. Bu gelen ikinci gelin de her ne kadar gözzelse de huyu o derecede kötümüş. Küçük gelin eve gelince her gün böyük kumasınan aralarında gece ve gündüz çekişmağ devam eder. Tüccar eski hâlini ararsa da bulamaz ve ikinci evlendığına pişman olur. Gene kahveye devam eder. Kahveye geldığında her gece kendinden evvel gelen o müşteriyi bulamaz ve o müşteri ikinci olur. Müşteri, tüccarın gendinden evvel geldığını görür görmez herlı olsun der. Demağ sözümü tuttu. Tüccar mukabele olarağ: “Allah yurdu yuvayı dağıda, sen seni ataşa attığı yetmez beni de ataşa attı,” der. Tüccarın ikinci defa evlendığına arkadaşlarının haberleri olur. Evdeki geçimlerini ve durumlarını sorarlar. İşte o zaman tüccar bu türküyü dile getirir: Şaşırdım ben nedeyim, der. Arıya bi kaç ay koduğtan soyna, bi şey mahana ederağ ilkin böyüğünü soyrada küçüğünü boşar ve başka bi kıznan evlenip mırazına kavuşur. Yidi içti mırazına geçti, siz de yiyip içip mırazıyıza geçesiz.

Metindeki kelimelerin anlamları

yahu
hey, bana bak, baksana" anlamında
devam
sürme, sürüp gitme, kesilmeme, bitmeme
nasihat
öğüt
mahana
(Sivas, Düziçi ağzı) Bahane
böyük
(Düziçi, Ordu, Diyarbakır, Uşak, Şanlıurfa, Kırşehir, Kıbrıs ağzı) hisar
müşteri
hizmet, mal v.s. alan ve karşılığında ücret ödeyen kişi, alıcı
avrat
kadın
tane
Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça
itaat
boyun eğme
zevk
hoşa gitmek veya çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu, haz
derece
sıcaklık ölçü birimi, santigrat veya fahrenhayt olarak ölçülebilir
acep
acaba
fakat
ama, ancak, lâkin
her
önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak şekilde genelleştiren söz
ben
(kişi adılı): Teklik birinci kişiyi gösteren söz.
tüccar
ticaret yapan, ticaretle uğraşan kişi, tacir
müddet
süre
kardaş
kardeş

Metin: Vikikaynak · Kamu malı (telif süresi dolmuş eser)