Atasözleri
Uzun deneyimlerin ürünü olan, öğüt veren ve kuşaktan kuşağa aktarılan kalıplaşmış sözler.
282 madde · “K” harfi
- kuşkulu uyku evin bekçisidiratasözüUfak bir tıkırtıdan uyanacak kadar hafif uyuyan ve tetikte olan kimse, evin bekçiliğini iyi yapıyor demektir.
- kuşu kuşla avlarlaratasözüElde edilmek istenen kimse, daha önce elde edilmiş kimse aracılığıyla tuzağa düşürülür.
- kâr, zararın kardeşidiratasözüTicaretle uğraşan kimse; sadece kar edeceğini düşünmemeli, zarar etmeyi de göze almalıdır.Alışverişte kar ve zarar birlikte gider.
- köleden ağa olan minareyi sesiyle yıkaratasözüSonradan görmüş kişi çok yüksekten atar tutar.
- köpek bile yal yediği kaba pislemezatasözüKöpek bile yem yediği kaba karşı saygılı davranırken, insan nasıl olur da geçimini sağladığıyere, kendisine bu geçimi hazırlamış olan kimseye kötülük eder?
- köpek ekmek veren kapıyı tanıratasözüKöpek bile kendisini besleyen yeri bilir, davranışlarıyla duygularını belli eder. İnsan bundanders almalı, gördüğü iyiliği unutmamalıdırlar.
- köpek sahibini ısırmazatasözüKişi ne kadar aşağılık olursa olsun, kendini benimseyip koruyana kötülük etmez.
- köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmezatasözüKişi, bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kalmadığını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz.
- köpek sürünmekle etek kesilmezatasözüTerbiyesiz kimsenin sataşmasıyla temiz kişi lekelenmiş olmaz.
- köpekle yatan pire ile kalkaratasözüKötü kimseyle düşüp kalkana az çok kötü huy bulaşır.
- köpeksiz sürüye kurt gireratasözüKoruyucusuz halka, bekçisiz ülkeye düşman saldırır.
- köpeğe gem vurma, kendisini at sanıratasözüKendisine karşı değeri varmış gibi davranılan değersiz kişi, gerçekten değerli bulunduğunu sanır.
- köpeği dövmeli ama sahibinden utanmalıatasözüSana sataşan kişiyi hırpalarken onu benimsemekte ve korumakta olan saydığın kimseyi gücendirmemeye de dikkat etmelisin.
- köprünün altından çok su aktıatasözü“Zamanla çok şey değişti. Eski durumlar kalmadı.” anlamında bir söz.
- köprünün altından çok su geçtiatasözü“Zamanla çok şey değişti. Eski durumlar kalmadı.” anlamında bir söz.
- köprünün altından çok sular aktıatasözü“Zamanla çok şey değişti. Eski durumlar kalmadı.” anlamında bir söz.
- köprünün altından çok sular geçtiatasözü“Zamanla çok şey değişti. Eski durumlar kalmadı.” anlamında bir söz.
- köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derleratasözüKişi, kendisinden yardım beklediği aşağılık kimseye işi bitinceye kadar soylusun, boylusun diye dil döker.
- kör Allah'a nasıl bakarsa Allah da köre öyle bakaratasözüKişi efendisine karşı nankörlük ederse efendisi de onu korumaz.
- kör bıçak ele, iş bilmeyen avrat dileatasözüKör bıçak işe yaramaz ama insanın elini keser. İş bilmeyen kadın da çok konuşmaktan başka bir şey yapmaz.
- kör görmez, sezeratasözüKör görmediği şeyi nasıl sezerse bir konu üzerinde bilgisi olmayan kişinin de o konu ile ilgili sezişleri olur.
- kör pazara varmasın, pazar körsüz kalmasınatasözüBir şey satın almasını bilmeyen kimseler alışverişe çıkmamalılar ama çıkarlar. Esnaf da bu gibilerinden hoşlanır.
- körden gözlü, topaldan ayaklı, deliden deliatasözüKör olan anadan, babadan doğan çocuk kör olmaz. Topalın çocuğu da sağlam bacaklı olur. Ama delinin çocuğu deli doğar.
- köre elvandan bahsolunmazatasözüBir şeyin niteliği üzerine hiç bilgisi bulunmayan kişiye o şeyin sözü edilmez; öğretilmesine çalışılmaz.
- köre şimdi gece demişler; ne zaman gündüzdü demişatasözüBaşkalarına mutluluk veren durum bu durumla ilgisi olmayan talihsiz kişi için değer taşımaz.
- körle yatan şaşı kalkaratasözüKötü kimselerle yakın olursak bu kötü huy bize de bulaşır.
- körler memleketinde şaşılar padişah oluratasözüHepsi bilgisiz olan bir çevrede azıcık bilgisi bulunan başa geçer.
- körün istediği bir göz Allah verdi iki gözatasözü"Hayal ettiğinden daha fazlasına kavuşan kişiler için kullanılan bir söz.
- körün istediği bir göz, iki olursa ne sözatasözüKişi kendisinde bulunmayan şeyden bir tane isterken ona iki tane verilirse daha çok sevinir.
- körün istediği iki göz, biri ela biri bozatasözüÖyle insanlar vardır ki kendilerine yapılmasını istedikleri iyiliği gördükleri halde bununla yetinmezler, ayrıntılarının şu, bu biçimde olmasını da isteyecek kadar yüzsüzlük ve açgözlülük ederler.