Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kalıplaşmış söz öbekleri: kafa dağıtmak, göz atmak, el vermek…
3.005 madde
- bir dudağı yerde bir dudağı gökteifadeMasallardaki korkunç, çirkin Arap(zenci) karakter.
- bir eli yağda bir eli baldaifadeBolluk ve rahatlık içinde yaşamak.
- bir elle verdiğini öteki elle almakifadeBirine yaptığı iyiliği ondan sağladığı çıkarla ödettirmek.
- bir gömlek aşağıifadebirinden bir derece daha düşük.
- bir gömlek fazla eskitmiş olmakifadeBirinden daha yaşlı ve daha görmüş geçirmiş olmak.
- bir gözü kör bir kulağı sağır olmakifadeHiçbir şeye aldırış etmeyen kişi. Çevresinde olup bitenleri duymamış, görmemiş gibi yapan kişi.
- bir iğne bir iplik olmakifadeÇok zayıflamak.
- bir karış beberuhiifadeÇok kısa boylu kimse.
- bir kazanda kaynamakifadeanlaşmak, uyuşmak, bağdaşmak.
- bir kaşık suda boğmakfiilBir kimseye çok kızmak veya çok öfkelenmek
- bir koltuğa iki karpuz sığdırmakifadeAynı anda iki iş birden yapmak.
- bir kör bir ayvazifadebir karı kocanın çocuklarının, yakınlarının yanlarında bulunmadığını veya çocukları olmadığını anlatan bir söz
- bir nalına bir mıhına vurmakdeyimBir konuda iki tarafı da idare edecek, kesin bir tutum ortaya koymayan sözler söylemek.
- bir olmakifadebir araya gelmek, [[iş birliği yapmak yardımlaşmak bir işin üstesinden gelmek
- bir papel etmemekifadeDeğeri olmamak.
- bir pul etmemekifadeHiç değeri olmamak
- bir taşla iki kuş vurmakifadebir iş veya davranışla birden çok yararlı sonuca ulaşmak.
- bir yastığa baş koymakifadeEvli bulunma hâli.
- bir yaşına daha girmekifadeşimdiye değin görmediği şaşılacak yeni bir şeyle karşılaşmak.
- bir çırpıdaifadeO anda
- birbirini yemekifadeİki ya da daha çok kimse birbiriyle uğraşmak, birbirine kötülük etmek.
- birbirinin gözünü oymakifadearalarında aşırı geçimsizlik olmak.
- birbirinin gözünü çıkarmakifadeKıyasıya dövüşmek.
- birebir gelmekifadeetkisini hemen ve kesin olarak göstermek.
- biri eşikte, biri beşiktedeyimÇocuklarından biri büyümüş, diğeri henüz beşikte olan aileyi anlatır; genellikle çocuklar arasındaki yaş farkının azlığına işaret eder.
- biti kanlanmakifadesıkıntı içinde yaşayan bir kişinin para ve varlık yönünden güçlenmesi.
- bitmek tükenmek bilmemekifadebir türlü sonu gelmemek, eksilmemek.
- blazerifadeCanlı renklerde, daha çok çizgili kumaştan yapılan ceket.
- bocuk domuzuna dönmekifadeÇok semiz ve besili olmak
- bok gibiifadeAşırı miktarlarda