Deyimler
Genellikle gerçek anlamından uzaklaşmış, kalıplaşmış söz öbekleri: kafa dağıtmak, göz atmak, el vermek…
2.997 madde
- ölümüne koşmakifadeÖlümü kendi üzerine çekecek tehlikeli davranışta bulunmak.
- ölüp ölüp dirilmekifadeÇok üzücü ve sıkıntılı durumlara düşmek. Defalarca ölümle burun buruna gelmek.
- ölür müsün, öldürür müsün?ifadeÇaresiz durumlarla karşı karşıya kalındığı zamanlarda söylenir. Zor durumdan kurtulmanın ancak bu iki yoldan biriyle sağlanacağı anlamına gelir.
- ölüsü ortada kalmakifadeCenazesini kaldıracak kimse bulunmamak.
- önde gelmekifadeÖnemli olmak. Yüksek mevki sahibi kimse. Çevresince sevilen, sayılan, kendisine değer verilen kimse.
- öne düşmekifadeBaşı çekmek. Kılavuzluk etmek, yol göstermek.
- önü alınmakifadeönlenmek, büyük bir sorun olmasına izin vermeden önleyici tedbirleri erkenden almak.
- önüne katmakifadeönden yürütüp kendisi ardı sıra gitmek.
- önünü almakifadeDurdurmak
- öp babanın eliniifadeSürpriz bir durum karşısında yaşanan şaşkınlığı anlatmak için kullanılır
- öperken ısırmakifadegüler yüz gösterirken kötülük yapmak.
- öpücük göndermekifadeElinin parmak uçlarının ucunu öperek birine doğru atıyormuş gibi yollamak. Sevgi sunmak amacıyla yapılan davranış.
- öpüp başına koymakifadeBir nimeti veya kutsal sayılan bir varlığı saygıyla el üstünde tutmak, yüksekte tutmak.
- ördek avlamakifadeUzun yol şoförlerinin yoldan biletsiz yolcu toplaması.
- örümcek bağlamakifadeBir şeyin üzerine örümceğin ağ örmesi.
- örümcek sarmakifadeBir yer örümcek ağları ile dolmak
- ötesi yokifade"Diyecek daha bir şey yok" anlamında kullanılan bir söz.
- öyle başa böyle traşifadeAlakasız durumları belirtir.
- özü sözü birifadeVerdiği sözleri tutan dürüst kimse
- ücüğünden cücüğüneifadeBütün yönleriyle
- ümidi boşa çıkmamakifadeBeklediğini,umduğunu bulmak
- ümidini kesmekifadeUmudunu kırmak.
- ümitleri yeşermekifadeKaybetmiş umudunu yeniden kazanmak, toparlamak
- ün almakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- ün kazanmakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- ün salmakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- ün yapmakifadeÜnü herkesçe bilinmek ve her yerden duyulmak.
- üsküdar dolmuşu gibi birbirinin üzerineifadeÇok kalabalık yer
- üst perdeden başlamakifadeAğzını bozmak
- üst perdeden konuşmakifadeYüksek sesle konuşmak. Kibirlenerek, üstünlük gösterisi yaparak konuşmak.