Sözlük / Kategoriler / Yabancı Kökenli
Farsça Kökenli
Türkçeye Farsçadan girmiş kelimeler.
745 madde
- kâhyaisimKonak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse.
- kâkülisimalna düşen kısa kesilmiş saç, perçem
- kâseisimcam, çini, toprak v.s.'den yapılmış derince çanak
- kâşâneisimbüyük, süslü köşk, saray gibi yapı
- köfteisimgenellikle kıyılmış etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek
- köhnesıfateski
- kökisimBitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.
- kömüşisimmanda.
- kösisimSavaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul.
- kösesıfatbıyığı, sakalı çıkmayan
- köseleisimAyakkabı tabanı, bavul, çanta yapımında kullanılan, büyükbaş hayvanların işlenmiş derisi; gön
- kötekisimbaston, sopa
- köyisimBelediye teşkilatına sahip olmayan, ortak veya özel malları bulunan, nüfusu iki binden aşağı olan, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi.
- köşeisimBirbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı; zaviye.
- köşebentisimBir yere fotoğraf yapıştırmaya yarayan, üçgen biçiminde arkası zamklı küçük kâğıt.
- köşkisimbahçe içinde yapılmış süslü ev, kasır
- köşkerisimYemenici, ayakkabı tamircisi
- kûhisıfatIssız.
- külahisimİçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap
- külçeisimeritilerek kalıba dökülmüş maden veya alaşım
- küstahsıfatsaygısız, kaba, terbiyesiz (kimse)
- kütüphaneisimkitaplık
- küşatisimaçma
- kıblenümaisimkıble yönünü göstermek için, bulunulan yere göre özel imi olan pusula.
- kıymettarsıfatdeğerli
- lacivertisimKoyu mavi renk; karagök
- lafisimsöz, lakırtı
- lalangaisimYağda kızartılarak üzerine şeker veya şerbet dökülen bir hamur tatlısı.
- laleisimmeyve koparmak için ucuna üçlü veya dörtlü bir çatal geçirilmiş sırık
- lalezarisimLale yetiştirilen yer, lale bahçesi.